KAFA AYARI – Oyun ve Eleştiri Sitesi

Oyun ve Eleştiri Sites

Medya ve Kültür Sempozyumu Dijital Oyun Oturumları

yorum ekle »

medya ve kültürZonguldak Karaelmas Üniversitesi’nde içinde iki oyun ve dijital kültür oturumunun da bulunduğu “Medya ve Kültür” başlıklı sempozyum gerçekleştirildi. Dijital oyun oturumları; Dijital Kültürü Paylaşmak ve Dijital Oyun Kültürü sempozyum içinde en ilgi çeken oturumlar oldular.

Yazının devamını oku »

Written by kafaayari

Temmuz 6, 2009 at 9:31 am

Video Oyun Grafiklerinin ve Formlarının Oyun Dışı Kullanımı

yorum ekle »

DigiMind Mor ve Ötesi için animasyon bir klip hazırlamış. Klipte Commodore 64 oyunlarının grafiklerini andıran sprite’lar kullanılıyor. Bazı bölümlerde sadece oyun grafikleriyle değil oyunlara ait formlarla oynamışlar: Silah seçimi, 3 hak (yaşam), shot’em-up’lara ait bazı interaktif öğelerin animasyon olarak sunumu… Machinima’lar video oyunları veya oyun motorları ile üretilen farklı animasyonlar. Klipte gösterilen grafikler tek bir oyuna ait grafiklerden çok farklı kendi çizimleri ve/veya farklı oyunlardan alınmış görünüyor, dolayısıyla machinima denilebilir mi kesin değil. Esas nokta video oyunlarının sinemaya ve animasyona, sinemanın da video oyunlarına kattığı şeyler olduğu bir gerçek. Klibi izlemekte fayda var.

Mor ve Otesi – Iddia (Music Video) from DIGIMIND on Vimeo.

Written by kafaayari

Mayıs 5, 2009 at 1:19 pm

Yazılar kategorisinde yayınlandı

Huys oyunu üzerine bir eleştiri yazısı

yorum ekle »

Huys(Umut) oyunu ile ilgili Tonguç İbrahim Sezen’in yazdığı eleştiri için tıklayınız. Kendisine ilgisi ve emeği için çok teşekkür ederiz.

Hrant Dink Flash oyunla anılıyor:

Türkçe

“Huys”/”Hope” – Turkey’s first political game:

English

Written by kafaayari

Nisan 10, 2009 at 1:04 pm

Gönüllü Mesai

ile 5 yorum

Gönüllü Mesai: Oyunlarda İstihdam Paradigmasına Karşı Bir Deneme*

Video oyunları genellikle “oynama” edimi çerçevesinde tartışılır. Ancak oyuncular kendi deneyimlerini anlatırken her zaman bu deyimi kullanmak yerine şiddetin ve mücadelenin diline de başvururlar. Sözgelimi “oyunu yendim!” deyimi, oyuncunun zevkle oynayıp bitirdiği bir oyuna ilişkin çok kalıpsal bir ifadedir. Oyunu yenmek tam olarak ne anlama gelir? Siz gidip oynamadıkça öylece yerinde duracak olan böyle bir dijital ürüne karşı anlamlı bir zafer elde edemezsiniz. Oyunun bakış açısıyla, yenen taraf siz değilsiniz. Tam aksine, her bir aşamasında oyunun sizden istediklerini yaptınız. İtaatkar bir çalışan gibi, sizden talep edilenleri harfiyen yerine getirdiniz. Oyunun kendisi bizatihi bir iş tanımı idi. Bu açıdan, oyun oynamak tıpkı işyerinde çalışmaya benzer.

Yazının devamını oku »

Written by interseyiradem

Ocak 31, 2009 at 7:56 pm

Yazılar kategorisinde yayınlandı

Tagged with

Huys (Umut)

yorum ekle »

huys

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

WordPress desteklemediği için flash oyunu doğrudan buraya koyamıyoruz. Şu linklerden ulaşabilirsiniz:

http://huys.250free.com/huys.swf
www.norzartonk.org

Yazının devamını oku »

Written by kafaayari

Ocak 18, 2009 at 3:39 pm

Huys (Umut) Oyunu ile 17 Ocak’ta Tütün Deposu’na

bir yorum

“19 Ocak” arifesinde “Unutmak Kaybetmektir !”  başlığıyla Tütün Deposu’nda yapılacak Hrant Dink anma gününde Huys isimli Newsgame tarzı oyunumuzun da sunuşu yapılacak. Flash ile hazırlanan bu oyunu yakında Kafa Ayarı sitesinde de bulabileceksiniz.

 - ”Benim Adım…” Belgeseli
- Hrant Dink’in Anuşabur Programı Röportajı
- Dava Süreci: Özlem Dalkıran
- Hrant: Aydın Engin
- Hrant Hala Öldürülürken…: Sırrı Emrah Üçer
- Umudu Yaratmak – ”Huys”: Kerem Demirbaş

17 Ocak 2009 Cumartesi Saat 18.00
Tütün Deposu (Lüleci Hendek Caddesi, No: 12, Tophane)

Bilgi için: http://www.norzartonk.org/

Written by kafaayari

Ocak 12, 2009 at 11:34 am

Yazılar kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , , , , ,

Oyunlarda Akış (Kuramı)

ile 3 yorum

Özet*

Bu tezin amacı farklı oyuncu profilleri için en iyi oyun deneyimini yaratan Oyuncu-Merkezli Dinamik Zorluk Seviyesi Uyarlaması(DDA) yaklaşımını anlamak üzere, özgün bir oyun tasarımı metodolojisi getirmektir. Oyuncuya oyun içinden alınan ham verilerle analiz ederek pasif bir DDA deneyimi sunmak yerine,  bu tezde Mihaly Csikszentmihalyi’nin Akış kuramı kullanılacak ve bilinçaltı tercihlerle oyunculara kendi ideal oyun deneyimlerini biçimlendirmede yardımcı olunmaya çalışılacaktır.  Ayrıca bu tez video oyunlarını analiz etmede aktif DDA’yı yeni bir parametre olarak kullanmakta ve neden bazı video oyunlarının diğerlerine göre daha çekici olduğu sorusuna bir yanıt aramaya çalışmaktadır.

*Jenova Chen’in, “Flow In Games” adlı tezinden dilimize çevrilmiştir. Metnin aslına http://www.jenovachen.com/flowingames/thesis.htm adresinden ulaşılabilir.

Yazının devamını oku »

Written by interseyiradem

Aralık 21, 2008 at 8:29 pm

Yazılar kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , , ,

Dijital Oyun Kültürü

yorum ekle »

imageBaşkent Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim elemanlarından olan Doç.Dr. Mutlu Binark ve Öğr. Gör.Günseli Bayraktutan-Sütcü tarafından yürütülen ve TÜBİTAK tarafından da desteklenen “Dijital Oyun Kültürü ve Türkiye’de Gençliğin İnternet Kafe Kullanım Pratikleri: Çevrim İçi ve Çevrim Dışı Kimlik Egzersizleri, Hareketsiz Toplumsallaşma ve Sanal Kariyer Yapmak- Ankara’da Etnografik Alan Çalışması” adlı proje kapsamında, 4 Mart ve 14 Mart 2008 tarihlerinde ilki Ankara’da ve ikincisi  İstanbul’da olmak üzere “Türkiyede Dijital Oyun Sektörü ve Oyun Geliştiriciliği Çalıştay ve Paneli” düzenlenmişti.  Benzer bir etkinlik de 20 Mayıs 2008 tarihinde “Dijital Oyuncu Paneli” adıyla Başkent Üniversitesi’nde gerçekleştirilmişti. Elimizdeki kitap bu iki akademik faaliyetin sonuçlarından başka, Türkiye’de dijital oyun sektörüyle ilişki içerisinde olan akademisyenlerin, oyun geliştiricilerin, oyuncuların ve dağıtıcıların da görüşlerini alarak, Türk oyun sektörünün ve oyun kültürünün bir panoramasını sunuyor.

Yazının devamını oku »

Written by interseyiradem

Aralık 12, 2008 at 12:22 pm

Yazılar kategorisinde yayınlandı

Tagged with , ,

Sanal Eylem, Gerçek Direniş

yorum ekle »

ibmiscileriSanal eylem oyun ortamında, forumlarda, bloglarda ve imza sitelerinde uygulanan bir eylem tarzı. Eylemin doğrudan alternatif medya kanalıyla gerçekleşmesi, mücadele alanı sadece sanal dünyayla sınırlı kalmadığı taktirde etkisiz kalmasına neden olmuyor. IBM çalışanlarının Second Life eylemi ve sonrasındaki mücadele pratiği buna iyi bir örnek.

Yazının devamını oku »

Written by kafaayari

Kasım 30, 2008 at 12:00 pm

The Game Auteur

bir yorum

This article focuses on video game design and aesthetic choices of game designers in design process in order to examine the possible extents to which the auteur theory can be applied to the analysis of video games. The main question, around which the article has evolved, is: Can auteur theory as a theoretical framework reveal different styles and worldviews of video game designers and sustain necessary tools for their critical analysis? Video games are rules-based systems however they are also computer simulations with fictional worlds. This also allows us to evaluate video games not only in terms of programming and game technology, but also in the terms of design and art. The auteur theory as a critical method, has enabled critics of its time to reconsider movies with regard to the paradigms of art criticism. It has also allowed us to define some directors as “auteurs” by highlighting certain differences in styles, world views and technical competence.  In this paper, main argument is that the video game designers with total control on the aesthetic aspects of game medium and the production process can also be considered as auteur candidates in the field of games. Along with their narrative and formal aspects, expressive uses of video games allow game auteurs to put their intentions in games. I suggest that the critical analysis of game elements with an auteur perspective can also reveal the technical competence, individual style and world views of game auteurs. In this work, I argue that Gonzalo Frasca can be identified as an auteur candidate. His video games are examined with respect to this argument.   

Kerem Yavuz  Demirbaş (techmort@gmail.com)

Yazının devamını oku »

Written by kafaayari

Kasım 28, 2008 at 11:47 am

“The Game Auteur” Design Cinema 2008 Konferansında

yorum ekle »

poster3. International Design Cinema 2008 konferansı “Design-en-scène” temasıyla 19-22 Kasım tarihleri arasında İTÜ Taşkışla kampüsündeki Mimarlık Fakültesi’nde yapılacak. Konferans sinema, tasarım, mimarlık ve oyun gibi yeni alanlardaki çalışmaları buluşturuyor. Ben de 20 Kasım saat 13:30′da başlayacak Interactive and Game Design oturumunda bilgisayar oyunlarını auteur kuramı çerçevesinde ele alan “The Game Auteur” başlıklı bir sunum yapacağım. Konferansın web sitesine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

http://www.designcinema2008.org/

Written by kafaayari

Kasım 11, 2008 at 8:17 pm

Zombies!

yorum ekle »

ITU University of Copenhagen’dan Janusch, Jes, Daniel ve Jonas’ın ekibi NerdyGames küçük bir flash oyun hazırlamışlar. Küçük ekiple güzel bir multiplayer oyun hazırlamanın mümkün olduğuna iyi bir örnek. Öğrenci filmleri gibi öğrenci oyunları da dikkate alınması gereken br kategori. Kısa filmin karşılığı flash oyun mu yoksa?

http://nonoba.com/nerdygames/zombies/zombies-battle3

Written by kafaayari

Ekim 15, 2008 at 9:05 pm

Yazılar kategorisinde yayınlandı

Tagged with , ,

Oyun, Kültür’den Daha Eski, N’aber?

bir yorum

Geçen gün senin için uygarlatı o, artık bizi tanımıyor dediler.

 

Oyun araştırmaları üzerine çalışan birçok kişi, Hollandalı kültür tarihçisi Johan Huizinga’nın ünlü Homo Ludens eserinde yer alan “Oyun, Kültür’den daha eskidir” tümcesini çok özel bulurlar. Bu tümcenin ne söylemeye çalıştığını tam kavramasalar da, onda büyülü bir bilgelik görmek hoşlarına gider. Muhtemelen birçok oyun araştırmacısı,  ciddiyetten uzak bir şey olarak düşünülen oyunlara saygınlık kazandıran bir deyiş gibi görüyor bu cümleyi. Birisi size “Oyun mu? Büyüseniz ya Siz artık, kuzum” dediğinde, “Bir kere oyun, kültürden daha eski, tamam mı?” diye bir cevap yapıştırabilirsiniz o densize.

Yazının devamını oku »

Written by altug isigan

Ekim 8, 2008 at 9:07 am

Yazılar kategorisinde yayınlandı

Tagged with ,

Metin And’ın Ardından Türkiye’de Oyun Araştırmalarına Bir Bakış

bir yorum

Metin And, Oyun ve Bügü

Metin And (2003). Oyun ve Bügü. Istanbul:Yapı Kredi Yayınları. Kitabın ilk basımı 1974'te İş Bankası Yayınları tarafından yapılmıştı.

 

Türkiye’de Oyun Araştırmaları Geleneği

Oyun araştırmaları hiç de yeni bir alan değil Türkiye’de. Ancak bu isimle anılmaktan ziyade, Antropoloji ve Halkbilimi dalları içerisinde yapılan araştırmalar biçiminde sürüp gelişmiştir. Üstelik bu araştırmaların dünyadaki yeri de son derece saygındır, Türkiye bu alanda uluslararası üne sahip pek çok araştırmacı ile temsil edilmiştir (ki And bunların en önemlilerinden biriydi). Bu alandaki araştırmaların önemli bir bölümü Cumhuriyet’in “klasik” evresi denebilecek 1930 ve 40’lı yıllarda yeni kurulan üniversitelerde eğitim gören ve devlet burslarıyla yurtdışına yüksek öğrenim görmeye giden bir araştırmacı kuşağı tarafından başlatıldı ve büyük ölçüde de onlar ve onların öğrencileri tarafından sürdürüldü. Çalışmaların sayısı ve kapsamı hiç de az değil; düzinelerce tez, kitap ve makaleden bahsediyoruz. Fakat yeni kuşak, bunların çoğundan habersiz. Bu bir bakıma alandaki süreklilikte yaşanan bir sorunla, kuşaklar arasındaki meydana gelen bir kopma ile de açıklanabilir.

 

Yazının devamını oku »

Written by altug isigan

Ekim 6, 2008 at 9:57 am

Paidea Üzerine Birkaç Not

bir yorum

Werner Jaeger, Paideia.

Werner Jaeger, Paidea.

 

 

 

 

Bir arkadaşımın evinde gördüğüm “Antik Yunan’da Paidea” konulu 1200 sayfalık felsefi araştırma kitabının hemen üzerine atlayıp “Paidea Antik Yunan’da bu kadar mühim miydi yahu?” diye bir tepki verdiğimde, felsefe ve siyaset bilimi okumuş olan arkadaşımın bana “Ulan Paidea’dan başka konuları mı vardı?!” diye ‘tokat gibi’ bir cevap verdiği günü unutamıyorum. Uykudan uyanmaya benzemişti durum. “Çağdaş” video oyunu araştırmaları ile ilgili olarak o güne dek okuduğum onca yazıda Paidea’nin “Callois’in şu şu anlamda kullandığı bir kavram” olarak adeta geçiştirilmiş olmasına, kavramın Antik Yunan’daki bu büyük önemine bir tane yazarın bile değinmemiş olmasına çok şaşırmıştım. “Peki neden böyle yapıyor bu Ludologlar bunu” diye sorup durmaya başlamıştım kendime. 

Yazının devamını oku »

Written by altug isigan

Ekim 6, 2008 at 9:50 am

Yazılar kategorisinde yayınlandı

Tagged with

Oyun formunda bir politik taşlama: War on Terror Board Game

ile 2 yorum

Terror Bull Games’in dağıtımını yaptığı “War on Terror” kutu oyunu, 11 Eylül sonrasında ABD ve İngiltere’nin el ele verip “teröre karşı savaş” konseptini ortaya atmalarının ardından yaşadığımız dünyaya dair bir taşlama. Süpergüç ABD’nin demokrasi vaadiyle başlattığı terör ve işgalinin kalıcı bir hal aldığı Irak ve Afganistan’dan sonra teröristin kim olduğu, terörün ne olduğu oldukça tartışmalı. Bu oyunda da süpergüçlerin türlü numaralarını, nükleer silahları ve petrol savaşlarını bulacaksınız. 

http://www.waronterrortheboardgame.com

Written by kafaayari

Eylül 22, 2008 at 12:11 pm

Yazılar kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , , , , ,

Özgür Kültür Oyunu: The Free Culture Game

yorum ekle »

The Free Culture Game telif hakları ile özgür kültür arasındaki savaşı konu almaktadır. Oyunda pasif tüketicileri piyasanın alanından kurtarıp onları kültür üreticisine dönüştürüyoruz. Birlikte üretilen ve paylaşılan bir kültür. Özgür Kültür Oyunu bazı şeylerin özelleştirilemeyeceğini, herkese ait olarak kalması gerektiğini savunuyor. Oyunun yapımcısı La Molleindustria aykırı ve muhalif oyunlarıyla biliniyor. Örneğin Operation: Pedopriest oyunu çocukları taciz eden din görevlilerini konu alıyor. McDonalds Videogame ise restoran zincirinin kirli yanlarını gösteriyor. 

http://www.molleindustria.org/en/games

Written by kafaayari

Eylül 22, 2008 at 7:40 am

Gonzalo Frasca ve Powerful Robot’tan Yeni Bir Politik Oyun

yorum ekle »

Gonzalo Frasca ve oyun ekibi Powerful Robot ticari oyunların dışında politik oyunlar üretiyorlar. Eski oyunları Madrid, Kabul Kaboom ve September 12th insanlık meselelerine eğilirken, Dean for Iowa gibi oyunları doğrudan politik kampanyalara yöneliyor. En son oyunları Debate Night’ta açıktan Obama’yı destekliyorlar. Tartışma programına çıkan Obama McCain’in argümanlarını çürütüyor. Zuma, Tumblebugs ve Bejeveled’in karışımı bir oyun hazırlamışlar. Frasca’nın kendi sitesinden oyuna erişebilirsiniz:

http://www.powerfulrobot.com/games/obama/

Written by kafaayari

Eylül 20, 2008 at 6:36 pm

Yazılar kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , , , , ,

Eski Bir Haber: Oyun Üreticilerine Karşı Grev İhtimali Belirdi

yorum ekle »

Henüz Mortal Kombat’a (Ölümcül Dövüş) girmediler ama bunu kuşkusuz Counter-Strike (Karşı Saldırı) olarak adlandırabiliriz.

Xeni Jardin Wired News – 05.27.05

Yazının devamını oku »

Written by kafaayari

Eylül 18, 2008 at 8:14 am

Yazılar kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , , , , , ,

Flow (Akış) Kuramı

yorum ekle »

Mihaly Csikszentmihalyi’nin “akış” (Flow) kuramına, oyuncuların oyuna konsantre oldukları, dalıp gittikleri akıl durumunu açıklamak için oyun araştırmalarında sıkça referans verilmektedir. Akış; belirli hedefler peşinde, konsantre bir halde, tam olarak bilinçli olmadan, zaman duygusunu yitirerek, yapılan eylemden anında bir geri dönüş alarak ve belli bir başarı hazzı duyarak, yapılan işte konrolün bizde olduğu hissiyle,  kabiliyet ve sınavın dengeli ilerlediği ölçüde, eylem ve farkındalığın birbiri içinde eridiği durumlarda etkili olmaktadır. Bilgisayar oyunu oynamanın da bu hale tam olarak uyduğu düşünülmektedir.

Yazının devamını oku »

Written by kafaayari

Eylül 9, 2008 at 2:20 pm

Yazılar kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , , ,

11. Bağımsız Oyun Festivali

yorum ekle »

11. Bağımsız Oyun Festivali 23-27 Mart 2009 tarihleri arasında San Fransisco, California’da gerçekleşecek. Bağımsız oyun yapımcıları 1 Kasım’a kadar oyunlarını yarışmaya gönderebilecek.  Öğrencilerin katıldığı bölüm için son tarih 15 Kasım.  Yarışmada ödül kazananlara toplam 50.000$ dolar dağıtılacak. Festival’den sonra da Oyun Geliştiricileri Konferansı yapılacak. Festival 1998 yılından beri bağımsız oyun yapımcılarına destek veriyor. Ödül kazanan bazı oyunları festivalin web sayfasından indirip deneyebilirsiniz. 

http://www.igf.com/

Written by kafaayari

Eylül 9, 2008 at 8:57 am

Ölüm Oyunu Tarikatı

bir yorum

Ölüm/öldürme/eğlence meselesi, oyun endüstrisinin ciddi bir ekonomik büyüklüğe ulaşmasıyla medyanın ve diğer çevrelerin bir numaralı eleştiri malzemesi haline geldi. Eğlence dünyasının bir parçası olan -ama nedense öyle değilmiş gibi gösterilmek istenen- oyunlar şiddete ve ölüme olan bakışı/algı eşiğini genişleterek çocukları toplumla uyuşmayan bireyler haline mi getiriyor gerçekten? Her meselede olduğu gibi burada da her iki tarafın radikal uçlarına yerleşen ve dolayısıyla sorunu çözmekten çok onu çözümsüzleştirenler mevcut. Bir yanda kitle imha silahı aramaktan sıkılıp seçmen kitlesine değişik bir şey sunmak için arasıra bu işe el atan neo-muhafazakarlar, medyayı günahsız addedip aslında bir diğer eğlence biçemi olan oyunlara abanarak zaten kafası karışık orta sınıf ailesinin zihnini iyice dumura uğratanlar vb. Bu satırları yazanın amacı yukarıda anılan ve zaten bilinen kişileri/grupları tekrar irdelemek değil; oyunları eleştirirken sıkça dile getirilen ‘ölüm’ mefhumu hakkındaki birtakım yanlış algılamaların gözler önüne serilmesine katkıda bulunmak olacak. Yazının devamını oku »

Written by interseyiradem

Eylül 8, 2008 at 12:25 pm

Yazılar kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , , , , , ,

Liero’dan Dark Room’a Hot-Seat

bir yorum

1995′te Worms oyunu ile aynı klavyeden dirsek dirseğe, omuz omuza mücadele etmenin keyfini yaşamıştık, belki ilk kez değil ama en hareretli haliyle denebilir. Liero 1998 yılında Finli programcı Joosa Riekkinen tarafından yapılmış Worms’un real-time versiyonu diyebileceğimiz bir oyun. Fakat Liero’yu worms üzerinden tanımlamak Liero’ya haksızlık olacaktır.

Liero, iki kurtçuğun iki boyutlu bir haritada ninja ipleri ve türlü silahlarla gerçek zamanlı olarak savaşmalarına dayanıyor. İki kurtçuk da aynı klavyedeki farklı tuşlarla idare ediliyor. Bu da oyunu oynarken dirsekle rakibi klavyeden uzaklaştırmak gibi oyun dışında fiziksel müdahalelere de olanak tanıyor.

Yazının devamını oku »

Written by kafaayari

Eylül 6, 2008 at 11:21 am

Rastlantıları Planlamak

yorum ekle »

Bilgisayarlarda ve bilgisayar oyunlarında bazı fonksiyonlar rastlantısal olarak işler. Bir programa rasgele bir sayı seçmesi komutunu verebilirsiniz. Biri “kafandan bir sayı tut” dediğinde insan ne kadar rasgele sayı seçer bilemem (belki en sevdiği sayıyı tutmuştur, keyifli bir anına denk geldiyse) ama galiba bilgisayarların tuttuğu epeyce rastlantısal oluyor.

Fallout oyununda random encounter diye bir özellik vardı. Haritada ilerlerken kahramanımız çölün ortasında garip durumlarla karşılaşır. Rasgele bir alanda, rasgele seçilmiş düşmanlar veya bazı olaylar. Oyunu oynayıp haritada oraya buraya gittikçe defalarca farklı farklı düşmanlarla dövüşürüz. İki boyutlu harita sanki sonsuz detaylı bir alanı temsil etmektedir. Halbuki birkaç tane farklı alan-mekan tasarımı, belli sürpriz durumlar vardır. Bunlar rasgele kombine edilir sıraları değiştirilir… Esas değinmek istediğim, oyunun çok sınırlı seçenekleri olsa da, bu seçeneklerin kombinasyonlarının her oyuncuda tamda kendine özel bir oyun deneyimi hazırlandığı hissi vermesi. Fallout’da bunu görebiliyoruz.

Yazının devamını oku »

Written by kafaayari

Eylül 4, 2008 at 5:46 pm

Yazılar kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , , , , , , , , , ,

Blog yazarları aranıyor!

ile 2 yorum

Oyun eleştirisi (tanıtımı değil!) yazabilecek oyunsever blog yazarları arıyorum. Yorum, eleştiri, değerlendirme… Halihazırdaki yazılara bakarak aşağı yukarı nasıl içerik girildiğini görebilirsiniz.  Mesela retrogaming yazıları güzel olabilir. Oyunla ilişkili popüler dergilerin dilinden uzakta ciddi metinler yazabilecek olanlara duyurulur.

techmort *at* gmail *dot* com adresine mail atabilirsiniz.

Written by kafaayari

Eylül 4, 2008 at 10:32 am

Yazılar kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , , ,

Sovyet Arcade Oyunları Müzesi

yorum ekle »

Oyun tarihi deyince gidip gidip Pong, Spacewar, Mario, Pacman’e takılıyoruz ve bazen bazı şeyleri de görmezden gelebiliyoruz. Sovyet Arcade Oyunları Müzesi oyun tarihinin işte bu kayıp kıtasını aydınlatıyor. Sovyet arcade oyunları, tilt masaları ve diğer eğlence salonu oyunları bu müzede yer alıyor. Müze geçen sene açılmış. Sniper, Gorodki, Skachki gibi eski oyunları oynama imkanı var.

http://www.15kop.ru/

Written by kafaayari

Eylül 3, 2008 at 2:01 pm

Ludology vs. Narratology

bir yorum

Ludology ve Narratology oyun araştırmalarının iki kampı gibi görünmekle beraber, mesele aslında tamamen suni bir tartışmadır. Polemik yapmak için uygun bir zemin yaratır. Ludology bilgisayar oyunlarının kendine özgü oyunsal karakterlerinden hareketle analiz yapmayı önerir. Narrotology ise oyun anlatıdır diyerek anlatıya dair analiz yöntemlerini kullanır. Esasında varolan kuramların hiçbiri bunlardan birine tam tamına oturmuyor. Ama genç öğrenciler için herhalde bu tartışmada taraf tutmak keyifli.

Meseleyi komik bir öyküye dönüştüren şu web sayfasına ne demeli?

http://www.popmatters.com/pm/post/60566/the-great-divorce/

Written by kafaayari

Eylül 3, 2008 at 11:13 am

Yazılar kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , , , , , , ,

tagcloud-etiket bulutu sergisi

yorum ekle »

Zamanında oyun konulu bir sergi de açmış olan :mentalKLİNİK Nişantaşı Topağacı’nda kendi mekanında yeni bir sergi açmış durumda.  ”tagcloud” 2008 yılı boyunca, her hafta cuma-cumartesi 16:00-20:00 arası açık. 

http://www.mentalklinik.com/

Written by kafaayari

Eylül 3, 2008 at 10:52 am

Yazılar kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , , , , , , , ,

Fallout 3′ü beklerken

yorum ekle »

Interplay’in çıkardığı RPG oyunları Fallout 1 ve 2′nin başarısının arkasında yatan pek çok neden sayabiliriz. İyi bir isometric oyun motoru. Tatmin edici karakter yapay zekası. O dönem için şaşırtıcı gelmeyecek sıra bazlı (turm based) savaş modu. Bir sürü yaratık, düşman, mekan… Fallout serisini böyle mi ifade etmek uygun olur? Yani teknik özellikleriyle mi? Ben ayırt edici noktanın bu olduğuna inanmıyorum. Fallout ender rastlanan bir bütünlüğü yakalamış bir oyun.

Yazının devamını oku »

Written by kafaayari

Eylül 3, 2008 at 10:05 am

Üniversitede Bilgisayar Oyunu Eğitimi

yorum ekle »

Oyun üretimi veya oyun araştırmaları alanında Avrupa’da eğitim alabileceğiniz birkaç üniversite bulunuyor. Bunlardan biri de IT University of Copenhagen. Media Technology and Games bölümünde master yaparak ister oyun endüstriye adım atabilir, isterseniz de bilgisayar oyunları konusunda kuramsal çalışma yapmaya başlayabilirsiniz. Oyun laboratuvarı ve ulusal kütüphane ağına bağlı bir kütüphanesi bulunuyor. Danimarka oyun üretiminde azımsanmayacak bir noktada, Hitman serisini bilmeyen yoktur herhalde. IO Interactive Danimarka çıkışlı bir firma. IO Interactive gibi firmalar ITU Copenhagen’da sık sık ziyaretçi oluyorlar. Bazı oyun ekipleri-firmaları ise üst katlarda çalışıyorlar. Bu sene okul Nordic Game Jam 2008′e de ev sahipliği yaptı. Her hafta bir aktivite, iki kaftada bir bir lecture… Oyun eğitimi almak isteyenler duymadık demesin.

Sadece oyuna odaklanmış bir bölüm ülkemizde maalesef yok.  Ancak çeşitli üniversitelerde ders veya ders konusu olarak yer alıyor. Örneğin Bahçeşehir Üniversitesi’nde Güven Çatak’ın Oyun Tasarımı dersi var. Bir gün belki biz de oyuna odaklanmış bir programa kavuşuruz.

Written by kafaayari

Eylül 2, 2008 at 2:33 pm

Yazılar kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , , , , , , , ,

3D Paradigmanın İflası – Oyun Öğelerinin Estetiği 2

yorum ekle »

Kimilerine göre oyunların gelişimi oyun donanımlarının gelişimi ile birebir örtüşerek ilerlemektedir. Oyun donanımının gelişlemesi neticesinde “oyun uzamı” (game space) da genişlemiş, “oyun dünyaları” (game world) da 2 boyutlu renksiz görüntülerden 3d modelleri kapsayacak şekilde dönüşmüştür. Böyle düşünürsek doğrultuda en iyi, en gelişmiş oyunlar 3D MMORPG’lerdir.

Bu çizgisel ilerlemeci bakış her yeni “avant garde” oyun projesi ile, her yaratıcı bağımsız oyunla yenilmeye mahkumdur.

Yazının devamını oku »

Written by kafaayari

Eylül 1, 2008 at 12:34 pm

Yazılar kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , , , , , , ,

Bir Tabu Bir Oyun: Aşkın Gözü Kördür!

yorum ekle »

ITU Copenhagen’da düzenlenen Nordic Game Jam 2008′de oyun tasarımcısı arkadaşım Douglas Wilson’ın da içinde bulunduğu ekip enteresan bir oyuna imza attılar. “Tabu” teması altında yapılan ve 2 gün süren oyun geliştirme maratonunda, farklı ülkelerden gelen yüze yakın katılımcı gruplar oluşturarak işe başlamıştı. Farklı üniversitelerden gelen, farklı inançlara sahip insanların “tabu” olarak gördükleri şeyler de farklıydı elbette. Ekiplerden kimi “kendini yeme” tabusunu ele aldı, kimisi dinlerle ilgili tabulara değindi… ITU Üniversitesi öğrencilerinden oluşan ve arkadaşımın da içinde bulunduğu ekip ise “orgy” konulu esprili bir oyun protoripi geliştirdiler.

“Dark Room Sex Game” karanlık bir odada geçen, erotik bir ritm oyunu. En son geliştirilen sürümünde WiiMote’u destekliyor. Uzun uzun anlatmak yerine oynayıp görmeniz daha iyi. (Aslında duymanız demek istedim zira oyun karanlık bir odada geçtiğinden ekran kapkaranlık ve oyunu sesleri dinleyerek kontrol ediyorsunuz.

http://www.itu.dk/stud/darkroom/about.php

Written by kafaayari

Eylül 1, 2008 at 8:43 am

Oyun Öğelerinin Estetiği

bir yorum

Guy Debord’un Kriegspiel oyunu oyun öğelerinin estetiğine dair girişilmesi kaçınılmaz olan tartışma için iyi bir örnek olabilir. Orijinal tasarımı itibariyle taşlar, “bütün çatışmaların diyalektiği”ni ortaya koyması bakımından kuralları ve hedefleri ile oyunun yapısı… Debord’un eşiyle oynadığı oyun setinin taşları satranç ve risk oyununun taşlarının bir karması gibi. Farkı yaratansa oyunun kuralları. Üniteler, birlikler arası iletişimin oyunun içine dahil edilmiş olması. Bir iletişim hattının kesilmesi üniteleri safdışı bırakıyor.  Go oyununda rakibin taşlarını sarmaya çalışırken bir boşluk verip kendinin kuşatılması gibi bir durum. Yani pek çok oyunun izini sürebiliyoruz Kriegspiel’in kuralları ve diğer öğelerinde. Ama Ortada belli bir niyetle üretilmiş bir oyun olduğuna göre Debord’un yapıtları doğrultusunda oyunu anlamaya çalışmak gerekiyor.

Yazının devamını oku »

Written by kafaayari

Ağustos 4, 2008 at 9:09 am

Yazılar kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , , ,

Towards a New Understanding of Games: Auteur Game Criticism(taslaktır)

yorum ekle »

“Towards a New Understanding of Games: Auteur Game Criticism” as PDF file.

Kerem Yavuz Demirbaş

techmort [at] gmail.com

Read as PDF: towards_a_new_understanding_of_games_game_auteur_criticism

SUMMARY 

This thesis examines the adaptability and applicability of auteur theory to video games. Auteur theory is used as a critical method to analyze films as art works and can be applied to video games. Video games are not only commodities which are used only for entertainment purposes, they can also be considered as works of art. This analysis defines games in the field of popular art and focuses on different dimensions of games, such as simulation, software, rule-based system in relation to the potential of games as art works. The analysis of art and video games relationship focuses on the different valorization methods of art works and the art value of games in different perspectives. After studying art and video games relationship, I present the historical background and key concepts of auteur theory. Starting with the transformation of artisan as craftsmen to artist, theories around auteur as film artist are examined. The changes of the theory, the effects of the theory in different times and places, and different uses are introduced to draw the borders of the auteur concept. The impact of auteur to the field of games and theories around authorial methods of game making comes next. I criticize the idea of promoting game makers to auteur level and then I propose the use of auteur theory as a criticism method. Instead of defining game auteur as a genius artist I suggest to revaluate games and reality relationship. Then, to develop the auteur game criticism I examine expressive uses and possibilities, also narrative and formal aspects of video games. Differently from the original auteur theory, I define the possibility of player as auteur. After the reconceptualization of auteur theory, I propose an example of how this criticism method could be applied to video games. I take Gonzalo Frasca as an auteur and criticize his games. I use both game elements defined as aesthetic variables in the control of game auteur, and also Frasca’s own perspective and methods described in his writings. 

 

 

Written by kafaayari

Mart 3, 2008 at 11:54 am

Farklı Bir Oyun, Dertli Bir Oyun: Madrid

yorum ekle »

Madrid, Gonzalo Frasca’nın Newsgames olarak adlandırılan tür içinde tasarladığı birkaç oyundan biri. Konu olarak 11 Eylül sonrası dönemde Madrid’de gerçekleşen bombalı saldırıyı merkeze alıyor. Fakat gelişen olaylar içinde rol alan bir karakteri yönlendirmek yerine, olaydan sonra bir eylem içinde buluyoruz kendimizi. Bir yas veya anma sahnesi gibi de düşünebiliriz, yiten birinin ardından onun hatırasına bırakılan çiçeklerin etrafında toplanmış bir kalabalık gibi duruyor sahnedekiler. Fakat ellerindeki mumlar, yüz ifadeleri, giydikleri kendi şehirlerini sevdiklerini belirten t-shirtler(I love Tokyo, I love Madrid, Badhdad…) bunun bir kaybın anmasından eyleme dönüşen bir vakanın temsili olduğunu düşündürüyor; tıpkı Hrant Dink’in ölümünün ardından yapılan 200 bin kişilik sessiz yürüyüşün eyleme dönüşen atmosferi gibi.

Yazının devamını oku »

Written by kafaayari

Ocak 16, 2008 at 10:01 pm

Yazılar kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , , , , , , ,

Gücetapan Online – Karakter ( II. Bölüm )

bir yorum

Bir çevrimiçi oyuncunun günlük yaşamında ustalıkla kodlayabildiği kişiliğini çevrimiçi oyunlardaki sanal karakterinde rahatça inceleyebiliriz. Çünkü oyunların yapılması gereken görevleri, kendine has ihtiyaçları var. Savaş, deneyim, giyim kuşam ve vatandaşlık puanı gibi faktörler çoğunlukla takım çalışması gerektiren durumları ortaya çıkarıyor.

Gerek sanal ortamın normaldekinden kısıtlı imkanları, gerek kendi farkındalık derecemizle etiğin ulaşamadığı ücra köşeler bu atmosferde belirginleşiyor.

Yazının devamını oku »

Written by dschrgd

Haziran 6, 2007 at 12:12 pm

Yazılar kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , , ,

Büyük Bir Kardeşin Yeni Oyuncağı: Gücetapan online

yorum ekle »

Neden oyunları tanımlamak yerine aslında bu sektörün gelişiminde birer etken olan kendimizi tanımlayarak başlamıyoruz?

Oyun paketlerinin vitrinlerdeki ayakkabı gibi değerlendirilmesi ve bize sunduğu çeşitsizlik normal, çünkü oyunlara bakış açımızda gereklilik arz edecek kadar ilerlemeyi uzun süredir gösteremiyoruz. Bu nedeni açıklayabilmek için önce nerede durduğumuza bakmalıyız. İşte kafa ayarına asıl burada ihtiyaç duyuyoruz.

Yazının devamını oku »

Written by dschrgd

Nisan 19, 2007 at 12:01 am

Yazılar kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , , ,

Bilgisayar Oyunlarında Senaryo

yorum ekle »

Monkey Island

Bilgisayar oyunu ile yazılı bir metnin ilişkisine çoğunlukla özel bir önem atfedilmiyor. Kart oyunları, spor oyunları, reflekslere dayanan basit nişancılık oyunları, masa üstü oyunları ve türlü zeka oyunları senaryo olmaksızın oyun niteliklerinden bir şey kaybetmeyeceklerdir elbette. Fakat tür mantığı içinde yaklaşarak ve senaryoyu-kurguyu tekil örneklere hapsederek bilgisayar oyunu senaryo ilişkisini zayıf bir bağ olarak görmek büyük bir hata olacaktır.

Yazının devamını oku »

Written by kafaayari

Mart 16, 2007 at 3:57 pm

Yazılar kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , , , , , ,

Simulasyon, sanallık ve kurgu

yorum ekle »

Simulasyon ve sanal(virtual) arasında bir ilişki olduğu gerçek ama bu ilişkinin ne yönde, nasıl olduğu konusu tartışmalı. Varolan bütün bilgisayar oyunlarını simulasyon olarak görmek oyun tarihini yetersizden mükemmele ilerleyen bir çizgiye indirgemek anlamına gelmiyor mu? Örneğin Monkey Island serisinin ilk oyunları iki boyutlu etkileşimli bir çizgi film olarak görülemez ama bunları simulasyon olarak nitelendirmek de doğru olmayacaktır. Ortada bir kurgulanmış bir senaryo vardır. Bu senaryoya uygun olarak sanal ortamda görsel ve işitsel malzeme birleştirilmiştir. Bu senaryoda bazı noktalar belli seçenekler ve koşullarla birbirlerine bağlanmış ve bu da program olarak kodlanmıştır.

Karakterler, senaryo ve olaylar üzerine saatlerce konuşulabilir. Oyunu oynamak için durup bir düşünmek, olayları değerlendirmek, karakterin muzipliğini biraz da yaşamak gerekir. Bu haliyle Monkey Island serisinin yapısıyla bir FPS(First Person Shooter) oyununun yapısı çok farklıdır. 

Yazının devamını oku »

Written by kafaayari

Mart 6, 2007 at 11:01 am

Yazılar kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , ,

Neden Kafa Ayarı gerekiyor?

yorum ekle »

Oyun yazılarının hepsi birbirine benziyor. Oyun tanıtımları veya incelemeleri çoğu popüler oyun dergisinde basit ticari ürün tanıtımları gibi yer alıyor. Oyunlar puanlanıyor, oyunlar birbiriyle kıyaslanıyor, oyuna basit bir teknik cihaz gibi bakılıyor. Araba gibi teknik özellikleri üzerine konuşuluyor, oyunların tarihsel gelişimi oyun teknolojisinin ilerlemesine indirgeniyor. Oyunun öyküsü çoğunlukla ikinci planda düşünülüyor, öyküden anlama, anlamdan tarihe, ideolojiye veya sanata geçilemiyor. Oyuncu ile oyun arasındaki ilişkiye eleştirel bir dille yaklaşılmıyor. Bu ilişki çoğunlukla bir yazılım motoruyla onu öğrenen kullanıcı arasındaki ilişki olarak görülüyor. Oyunun müsabaka anlamının, mücadele anlamının, bulmaca ve eğlence anlamının yanına kültürel ve sanatsal yansımaları eklenmiyor.

Bu yüzden oyun araştırmalarına ihtiyaç var. Oyun bilimine, oyun sanatına ve oyun teorisine ihtiyaç var. Oyuna eleştirel bir yaklaşım için hepimizin “kafa ayarı” yapması gerekiyor!

Written by kafaayari

Mart 4, 2007 at 11:15 pm

Yazılar kategorisinde yayınlandı

Tagged with