Gücetapan online III

Posted: Şubat 19, 2013 by mkoften in Yazılar
Etiketler:, , , ,

319035_134351323383792_1882427449_nColony Zone’ da geçirdiğim 3’üncü yıl. Kapitalin mülkiyeti olduğum gerçeğini unutturabilecek tek kaçış noktam yine onun bana sunduğu bir senaryo oldu. Tv, radyo, billboardlar, otobüs kaportaları, cep telefonuma gelen mesajlar, email’de spamler.

Karşımdaki iktidarın saldırısına karşı aklımı toplayamamadığımı fark ediyorum. Bombardımana tutulan bilinçaltım iç huzuru sağlayacak güvenli mekân olmaktan uzak, tekrarlanan görüntülerle birlikte kulağımdaki radyodan gelen ses; satın alarak kapitale olan köleliğimi unutabileceğimi söylüyor. İktidar bana bu kafesten kurtulabilmem için kendi hazırladığı ürünlerle çözüm sundu; tabi daha çok para harcamam şartıyla. Yani yaşamımızı idame ettirmek için parasal değerlere bağlı kalmamızın içimizde yarattığı boşluğu tatmin etmek yine onun sularında yüzmemizi gerektiriyor.

Zihni kontrol eden direktifler ne giyeceğimi, hangi diş macunuyla dişlerimin beyaz ve topluma layık olduğunu, kıyafetimin düzgün olması gerektiğini bana telkin ederken, ruhum itaat ettiğim otoritenin yeni kulvarında buluyor kendini. Online oyun endüstrisi hiç durmadan respawn olan yaratıklarıyla adeta bir korku filmi gibi karşımdakinin durdurulamayacağına inancımı güçlendirerek beni itaate zorluyor.

Düşüncelerimi toplamaya çalışırken yaşamak için toprağımın olmadığı, kendi besinimi üretemediğimden para kazanmak üzere köleleştirildiğim, sürekli değişen ve emekçi için bilinçli şekilde her tür yönetim tarafından karşılığı düşürülen piyasa koşullarında ayakta kalmak zorunda olmakla birlikte neden ekran başında 7 saatimi nevrotik korkularımı yöneltmek için bulunmuş bu yeni metodu kabullenerek geçiriyorum?

Ana babama sistem tarafından verilen haklarım üzerinde topyekün egemenlik sonrası yasaklanmış tüm  ihtiyaçlarımın online bir oyunda mitolojik isimli yaratıklara dönüştüğünü görüyorum. Normal yaşamda olamadığım absürd kişiliğimi buraya aktarmak çarem oluyordur belki:

– Arkadaşım kutulardan çıkan ok’ları alma.
– ok.
– Bak hala ok diyo.

Nevrotik korkularımız vicdanı şekillendiren ana maddeleri belirler. Böylece Vicdan’ı bir insan donanımı olarak tanımlayabiliriz. Olgunlaşma sürecinde ebeveynin üzerimizdeki yaptırımı yüzünden öğrendiğimiz davranışlarla topluma göre farklılıklar gösteren yanlış ile doğruyu ayırma sistemidir. Fiziksel, zihinsel olarak yetişkin hale geldiğimizde ve ebeveynin üzerimizdeki gücü azalıp yok olduğunda bu kendi kendine çalışarak çoğunluğa veya topluma ve tabi ki iktidara hizmet eder.

– + Kaç bu?
– + 8 Rebirth %30 reducing to flame
– iyimiş bi screenshot alacağım kendi üzerimde versene
– al
– saol bye…

– connection closed – (User is offline)
– LAN! … LaaaaaaAAAAN!

537272_151712761647648_268806253_n“Dünya, yöneticileri psikologlar ve halkı da hastalar olan büyük bir tımarhanedir.” (Foucault)
Foucault “Delilik çoğunluğun koyduğu kurallardır” der. “Doğru yok, yanlış yok, sadece çoğunluğun kararı var!” Kimin deli, neyin delilik olduğuna karar veren de çoğunluktur. İktidar mekanizmalarının yapmak istediği, deliliğin, normalin-anormalin sınırlarını çizdiği gibi, cinsel tercihlerin, bir anlamda hayatın her alanının sınırlarını çizerek, insanları normalleştirme mekanizması içerisine dâhil etmektir. Aslında buna zorunludur, çünkü ancak bu şekilde varlığını sürdürebilir. (Kapitalizmde Korku)

Online bir oyunun bize sağladığı Dünya, genelde iktidar tarafından çizilmiş sınırların dışında ve topluluğun belirlediği şeyler gibi gözükse de az önceki hırsızlık diyaloğundaki gibi aslında temel kuralları yine yazılımcılara göre işler. Dolayısı ile kişi o hırsızlık anında iktidara bir gol atmış gibi olur ancak şikayetler gereği bu ileride tüm kullanıcı IP’leri statik ve tüm user’lar kayıtlı yapılarak bir iç güvenliğe dönüştürülecektir. Yani bir takım kişiler tarafından daha fazla kontrol edilebilmenizi, gözetlenebilmenizi, hatta kişisel bilgilerinizi onlara açmanızı sağlayan bir takip mekanizması.

EEee? Peki ne olmalıydı?
Şöyle ki, oyunda giyebileceğiniz giysiler ve silahlar sadece yaratıklardan kazanılan ve isminize özel kayıt ettirilebilir böylece ticaret mantığını oyuna karıştırmazsınız, tabi dolayısı ile değiş tokuş diğer bedava item’lar üzerinden yapılabilir. Ticaret ve keza gasp böylece kaldırılmış sayılır.

Kendi mantığı içinde düşünürsek; oyuncu parayı hayatımıza sokan düzene uymak zorunda mıdır? Rotschild’ın belirlediği toplum şekline bağımlılığı olmalı mıdır? Oyuncu kapitalist düzende daha fazla para gelsin diye bir çaba içerisinde mi olmalıdır?

Yanıt, evet eğer oyuncuları belirlediğiniz standardın içinde ve göz önünde tutmak istiyorsanız bu olmalıdır.

Hemen şimdi online oyunlardan sıyrılmak istedim ve google’dan oyun hakkında bilgi, youtube’dan oyun içi görüntülere bakmaya başladım. İstediğim oyun da network üzerinde oynanabiliyor olsun. Senaryosu beni bir müddet oyalayabilecek, oyunu bitirmenin quest’lere bağlı olmadığı beni oyunun içinde hissettiren bir takım duygu durumlarına sürükleyen ve efektleri de güzel oyun olsun. B’ kere burada multiplayer yazıyorsun online çıkıyor bi ayrıma gidilmesi lazım; online mı yoksa network üzerinden mi. Görmeyeli yok olmuş, her oyuncunun oyuna sahip olmasını sağlamak amaçlı yapılmış olmalı. Neyse…

Nerede bu oyun? Büyük sayılabilecek sıkıcı bir uğraştan sonra yine aynı yerdeyim. Fallout 3 var tek kişilik güzel bir oyun.
– Duymadın galiba tek kişilik.
Şimdilik çıkar yol Borderlands 2, o da hah! diyene kadar bitmiş bulunuyor… Umutsuzluk.

Demek online oyunda exp kasmanın bir de bu yönü var. Sonu gelmez quest’ler içinde kaybolmak, sürekli gelişmek ve bir türlü erişemediğin oyuncu mutluluğun için mücadele etmek. Aslında sorun bu değil. Biraz açıklayayım…

Gündüz çalıştın akşama hedefin yemek, içmek, gezmek, video oyunu, sevişmek vs. yaptın bitti.
Sana kötü davranan biri kanser oldu mutlusun. Öldü, unuttun.
Yeni cep telefonu aldın, sevindin, hava attın, kullandın sıkıldın.
Sevgilini sevdin aylar/yıllar geçti tükettin.
Uzaklara tatile gittin, uzakta yaşayan için sıradan bi gündü, gördün bişey yoktu yalandan sevindin sonra bitti döndün.
Uyuşturucu kullandın, göklere çıktın, tabi bir müddet sonra normale döndün. Dönmeyebilirdin de, bu sefer o kafadan sıkılacaktın.
Gördüğün gibi hepsi de tatmini sona erebilecek şeyler…

Bugün yine boktan bişeyden mutlu olduğunu düşün; doğum günün veya bir araba aldın ya da bugün cuma, çiçek böcek gördün sevindin vs. vs.
İki yol var, bunlardan ilki:
Beynin bu imajları kafanda bir müddet tutacak, sonra bunlar gittikçe zayıflamaya, silikleşmeye başladığında yeni bir tanesine ihtiyacın olacak.
İkincisi, unutmayacağın kadar güzeldi ve bin kez daha yaptın. Yani artık mutlu etmiyor. Yeni bir tanesine ihtiyacın olacak.

Başta da söylediğim gibi sistem kendi mülkü (ben, sen, o) üzerindeki zihin kontrolü esnasında kişinin içinde yarattığı boşluğu daha fazlasını istemek zorunda bırakarak tekrar ve tekrar doldurmak zorunda. Çünkü O huzur ve güven duyması gereken yer, yani bilinçaltı iç huzuru sağlayacak güvenli mekân olmaktan uzak olmalı ki iktidara olan bağımlılığı baki kalsın.

İşte zaman akıp giderken 1000 yıldır küçük karanlık bir tuvalet odasında yabanileşen bilinçaltımızın bu tür ihtiyaçları var diye bu sikikk! bir boka yaramayan oyunlar ortaya çıkıyor, tutuluyor, tüketiliyor.

Tamam git hadi kızdım.

… labigitele!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s