Tunus’a Yasemin Devrimi Oyunu ile Destek

Yayınlandı: Temmuz 28, 2011 kafaayari tarafından Yazılar içinde
Etiketler:, , , , , ,

Işık Barış Fidaner’in Tunus’taki başkaldırıyı ele alan newsgame tarzı oyunu Yasemin Devrimi’nde (Oynamak için tıklayın.) isyanı şehirlere yayarak iktidarı devirmeye çalışıyorsunuz. Explorer, Firefox veya Chrome gibi internet tarayıcıları ile oynayabileceğiniz web tabanlı oyunda kazanmak için şehirleri temsil eden kutulara tıklıyorsunuz. Şehirler Teslimiyet, Şikayet, Tartışma, Protesto, İsyan ve Başkaldırı durumlarından birinde bulunabiliyor. Bütün şehirlerdeki durumu “Başkaldırı” düzeyine çıkardığınızda halk Bin Ali’yi  deviriyor ve oyun mutlu sonla bitiyor. Oyunu oynarken çeşitli aşamalarda ülkedeki politik gelişmeleri gazete haberleriyle öğreniyorsunuz. Haberlerin kullanımı ve şablon açısından Huys oyununu (Oynamak için tıklayın.) ve yine arayüz itibariyle de Gonzalo Frasca’nın Madrid’ini hatırlatıyor. (Oynamak için tıklayın.)

Frasca’nın Augusto Boal’ın Ezilenlerin Tiyatro’sundan yola çıkarak ortaya attığı “opressive games” türüne verdiği örnekte toplumsal bir durumu temsil edecek bir oyunun yapılması ve bu oyunu oynayan diğer oyuncuların olaya farklı yorumlar getiren kendi oyunlarını üretmesini öneriyor. (Bu konuda daha geniş bilgi için Özgür Eren’in Bilgisayar oyunlarında dramatik yapı: Alternatif yaklaşımlar, Kerem Yavuz Demirbaş’ın Bir İletişim Formu Olarak Bilgisayar Oyunlarında Auteur Oyun Kuramı ve Gonzalo Frasca’nın Videogames of the Opressed tezlerine bakabilirsiniz.) Huys oyunu Madrid’e açık bir referans içeriyordu, Işık Barış Fidaner’in oyununun da tür, içerik ve yaklaşım itibariyle bu iki oyuna işaret ettiğini söyleyebiliriz. Konu aldıkları olaylar farklı olsa da (Madrid’de bombalama sonrası anma, Huys’da suikast sonrası protestoya dönüşen bir cenaze yürüyüşü, Yasemin Derimi’nde yaşam şartlarının kötülüğü ve baskıdan kaynaklanan bir kendini yakma eylemi sonrasında gelişen ayaklanma) kitlesel olayları ele almaları ve ele alma biçimleri açısından birbirlerine benziyorlar.

“Opressive game” çerçevesinden bakarsak Madrid toplumsal bir soruna işaret ederken, Huys ele aldığı soruna karşı mücadeleyi öneriyor ve sokağa çağırıyor, Yasemin Devrimi ise başkaldırı ve iktidarın devrilmesini haberlerle de destekleyerek oyunlaştırıyor. Madrid ve Huys kazanmanın mümkün olmadığı oyunlarken Yasemin Devrimi’nde oyucunun oyunu yenmesi mümkün.

Huys’da kullanılan gazete haberleri gerçek zamanlı olarak sağdaki bir bantta gösteriliyor, böylece oyuncunun oyundan ilgisini bu haberlere kaydırmasıyla oyundan düşmesi, medyanın unutturmaya yönelik etkisini temsil edecek şekilde kullanılıyor. (İbrahim Tonguç Sezen oyunun metinlerden kopuk olmasını eleştirmişti, okumak için tıklayın) Öte yandan bu temsilin geleneksel medya için doğru olduğunu düşünebiliriz de. Yasemin Devrimi’nde ise yeni medyanın toplumsal mücadele açısından olanaklarını ve Tunus ve Mısır’daki kullanımını hatırlatırcasına haber metinleri oyuncunun dikkatini dağıtacak şekilde değil oyuna ara vererek sunuluyor. Öyleyse haber kaynağı olarak Al Jazeera yerine Twitter mesajlarını görmemiz daha uygun olabilirdi.

Yasemin Devrimi tıklanacak öğelere uzamsal bir anlam da yüklüyor. Birbirine komşu şehirler diğer şehirdeki isyanın sürmesine yardımcı oluyor. Bu tür bir oyun mekaniği oyunda stratejik bir oynama biçimini gerekli kılıyor. Oyunu kazanmak için belli bir şehirdeki başkaldırıyı komşu şehirlerle desteklerken çemberi genişletmek iyi bir strateji gibi görünüyor.

Başı, sonu, kazanma durumu, stratejik oynama biçimi ve oyun mekanikleri ile Yasemin Devrimi Huys ve Madrid’e kıyasla daha “oyun” gibi bir oyun. Ancak dramatik yapı olarak “mutlu son” yerine belki sosyal ağlarla entegre şöyle bir çözüm bulunabilirdi: Oyunda tüm şehirler başkaldırdıktan sonra Facebook, Twitter gibi sosyal paylaşım ağlarındaki arkadaşlarınıza bir mesaj iletilmesi olanağı ve oyuna davet edilmeleri. Böylece isyanın genişlemesine vurgu yapılması mümkün olabilirdi. Arap ülkelerinde zaten tarihsel olarak gerçekleşmiş olduğunu bildiğiniz durum temsil edileceğinden “mutlu son” ihtiyacı olmadan oyun sonlandırılabilirdi.

Reklamlar
yorum
  1. ibf dedi ki:

    Aralarda tweetler kullanıp en sonda arkadaşlarına göndertmek güzel fikirmiş, immersive olabilirmiş. Ama belki biraz da kendini kandırmak olurdu. Yakın hissetsek bile mesafe olarak uzaktan izledik sonuçta. Bir de sosyal medya yeterince vurgulandı. Ben daha çok tarihsel bir olayın temsili gibi baktım meseleye sanırım. Güzel hatırlansın diye düşündüm. Oynayanlar sonra AJE’den okuyup öğrensinler dedim.

    Başka bir fikrim de vardı aslında: Easy’de Bin Ali’yi devirecektik, Medium’da Mübarek’i Difficult’ta da Kaddafiyi devirecektik. Ama Libya’da işler sarpa sarınca bu fikirden vazgeçtim… Oyunu ilk haliyle bıraktım. Türkçesi de eğlenceli olmuş değil mi : )

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s