Posts Tagged ‘oyun araştırmaları’
Dünün Oyuncuları Bugünün Araştırmacıları

Oyun denince akla gelen ilk şey eğlence. Ama oyun çok da ciddi bir iş: Hem oyun oynamanın yaygınlaşması hem de oyunun, özellikle dijital oyunların çocuklar için gün geçtikçe daha zengin bir eğlence kaynağına dönüşmesiyle, çoğu zaman paranoya düzeyine varan ebeveyn kaygılarının daha çok konuşulur hale gelmesiyle, oyunu giderek daha da ciddiye alıyoruz.
Birgün Gazetesi’nden Oyun Dosyası
Birgün gazetesi 19 Temmuz 2009 tarihli Pazar ekinde oyun yazılarına yer verecek. Video oyunları, oyun araştırmaları ve video oyun kuramı ile ilgili yazılar da yer alacak. Bu alandan farklı isimlerin buluşma fırsatı bulduğu gazetenin ekinden oyun araştırmalarının son durumuyla ilgili fikir edinebilirsiniz.
Dijital Oyun Kültürü
Başkent Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim elemanlarından olan Doç.Dr. Mutlu Binark ve Öğr. Gör.Günseli Bayraktutan-Sütcü tarafından yürütülen ve TÜBİTAK tarafından da desteklenen “Dijital Oyun Kültürü ve Türkiye’de Gençliğin İnternet Kafe Kullanım Pratikleri: Çevrim İçi ve Çevrim Dışı Kimlik Egzersizleri, Hareketsiz Toplumsallaşma ve Sanal Kariyer Yapmak- Ankara’da Etnografik Alan Çalışması” adlı proje kapsamında, 4 Mart ve 14 Mart 2008 tarihlerinde ilki Ankara’da ve ikincisi İstanbul’da olmak üzere “Türkiyede Dijital Oyun Sektörü ve Oyun Geliştiriciliği Çalıştay ve Paneli” düzenlenmişti. Benzer bir etkinlik de 20 Mayıs 2008 tarihinde “Dijital Oyuncu Paneli” adıyla Başkent Üniversitesi’nde gerçekleştirilmişti. Elimizdeki kitap bu iki akademik faaliyetin sonuçlarından başka, Türkiye’de dijital oyun sektörüyle ilişki içerisinde olan akademisyenlerin, oyun geliştiricilerin, oyuncuların ve dağıtıcıların da görüşlerini alarak, Türk oyun sektörünün ve oyun kültürünün bir panoramasını sunuyor.
Neden Kafa Ayarı gerekiyor?
Oyun yazılarının hepsi birbirine benziyor. Oyun tanıtımları veya incelemeleri çoğu popüler oyun dergisinde basit ticari ürün tanıtımları gibi yer alıyor. Oyunlar puanlanıyor, oyunlar birbiriyle kıyaslanıyor, oyuna basit bir teknik cihaz gibi bakılıyor. Araba gibi teknik özellikleri üzerine konuşuluyor, oyunların tarihsel gelişimi oyun teknolojisinin ilerlemesine indirgeniyor. Oyunun öyküsü çoğunlukla ikinci planda düşünülüyor, öyküden anlama, anlamdan tarihe, ideolojiye veya sanata geçilemiyor. Oyuncu ile oyun arasındaki ilişkiye eleştirel bir dille yaklaşılmıyor. Bu ilişki çoğunlukla bir yazılım motoruyla onu öğrenen kullanıcı arasındaki ilişki olarak görülüyor. Oyunun müsabaka anlamının, mücadele anlamının, bulmaca ve eğlence anlamının yanına kültürel ve sanatsal yansımaları eklenmiyor.
Bu yüzden oyun araştırmalarına ihtiyaç var. Oyun bilimine, oyun sanatına ve oyun teorisine ihtiyaç var. Oyuna eleştirel bir yaklaşım için hepimizin “kafa ayarı” yapması gerekiyor!