<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>KAFA AYARI</title>
	<atom:link href="http://kafaayari.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kafaayari.wordpress.com</link>
	<description>Oyun Araştırmaları Sitesi</description>
	<pubDate>Sat, 05 Apr 2008 08:28:28 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=MU</generator>
	<language>tr</language>
			<item>
		<title>Farklı Bir Oyun, Dertli Bir Oyun: Madrid</title>
		<link>http://kafaayari.wordpress.com/2008/01/16/farkli-bir-oyun-dertli-bir-oyun-madrid/</link>
		<comments>http://kafaayari.wordpress.com/2008/01/16/farkli-bir-oyun-dertli-bir-oyun-madrid/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Jan 2008 22:01:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kafaayari</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>

		<category><![CDATA[auteur]]></category>

		<category><![CDATA[author]]></category>

		<category><![CDATA[criticism]]></category>

		<category><![CDATA[game]]></category>

		<category><![CDATA[gonzalo frasca]]></category>

		<category><![CDATA[madrid]]></category>

		<category><![CDATA[september 12th]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kafaayari.wordpress.com/2008/01/16/farkli-bir-oyun-dertli-bir-oyun-madrid/</guid>
		<description><![CDATA[
 
 
 
 
Madrid, Gonzalo Frasca’nın Newsgames[1] olarak adlandırılan tür içinde tasarladığı birkaç oyundan biri. Konu olarak 11 Eylül sonrası dönemde Madrid’de gerçekleşen bombalı saldırıyı merkeze alıyor. Fakat gelişen olaylar içinde rol alan bir karakteri yönlendirmek yerine, olaydan sonra bir eylem içinde buluyoruz kendimizi. Bir yas veya anma sahnesi gibi de düşünebiliriz, yiten birinin ardından onun hatırasına bırakılan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Times New Roman;"><a title="Madrid" rel="attachment wp-att-15" href="http://kafaayari.wordpress.com/2008/01/16/farkli-bir-oyun-dertli-bir-oyun-madrid/madrid/"></a><a title="Madrid" href="http://kafaayari.files.wordpress.com/2008/01/madrid_game.jpg"><img style="width:419px;height:202px;" src="http://kafaayari.files.wordpress.com/2008/01/madrid_game.jpg?w=558&h=293" alt="Madrid" width="558" height="293" /></a></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Times New Roman;">Madrid, Gonzalo Frasca’nın Newsgames</span><a name="_ftnref1" href="http://kafaayari.wordpress.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn1"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size:12pt;font-family:'Times New Roman';">[1]</span></span></span></span></a><span style="font-family:Times New Roman;"> olarak adlandırılan tür içinde tasarladığı birkaç oyundan biri. Konu olarak 11 Eylül sonrası dönemde Madrid’de gerçekleşen bombalı saldırıyı merkeze alıyor. Fakat gelişen olaylar içinde rol alan bir karakteri yönlendirmek yerine, olaydan sonra bir eylem içinde buluyoruz kendimizi. Bir yas veya anma sahnesi gibi de düşünebiliriz, yiten birinin ardından onun hatırasına bırakılan çiçeklerin etrafında toplanmış bir kalabalık gibi duruyor sahnedekiler. Fakat ellerindeki mumlar, yüz ifadeleri, giydikleri kendi şehirlerini sevdiklerini belirten t-shirtler(I love Tokyo, I love Madrid, Badhdad…) bunun bir kaybın anmasından eyleme dönüşen bir vakanın temsili olduğunu düşündürüyor; tıpkı Hrant Dink’in ölümünün ardından yapılan 200 bin kişilik sessiz yürüyüşün eyleme dönüşen atmosferi gibi.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Times New Roman;">Her şehir için bir mum var sahnedekilerin ellerinde, kendi şehirleri için. Oyuncu olarak sizden mumlara tıklamanız bekleniyor, bunu başlangıçta bazı mumların daha gür bazılarının da daha cılız yanmasından anlıyoruz. Siz bir sadece şehrin mumuna, mesela kendi şehrinizinkine(gerçi Türkiye’den bir şehir yok) tıklayarak oyunu kazanamazsınız. Öyleyse bütün mumlar birlikte yanmalı. Mumların alevi farenizle tıkladıkça gürleşiyor, bırakınca rüzgarla cılızlaşıyor. Mumların hepsini gür bir şekilde yakmak için ekranda mumlara tıklayıp duruyorsunuz, bir gösterge bütün mumların yarattığı aydınlığı gösteriyor. Fakat mumların toplam ışığı çizgisel bir fonksiyon ile arttığından ve mumlar arasındaki mesafe kısa olmadığından ne kadar zorlarsanız zorlayın bir süre sonra sizin tıklamanızın yarattığı toplamla rüzgarın etkisi dengeleniyor. Göstergenin oyunu kazanmanız için gereken limitini aşamıyorsunuz, oyunu kazanamıyorsunuz. Göstergenin yarattığı beklenti ile oynuyor Frasca, oyuncunun kazanmak için giriştiği eylem ve sonucunu kullanıyor oyunun dilini kurarken.</span><a name="_ftnref2" href="http://kafaayari.wordpress.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn2"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size:12pt;font-family:'Times New Roman';">[2]</span></span></span></span></a></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"> <a title="September 12th" href="http://kafaayari.files.wordpress.com/2008/01/september-12.jpg"><img src="http://kafaayari.files.wordpress.com/2008/01/september-12.jpg" alt="September 12th" /></a></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Times New Roman;">Bu göstergeyi ve oyunu değerlendirirken şöyle mi demeliyiz: Kalabalığın elindeki mumların toplam alevi tek tek bütün mumların alevinin toplamıdır ve eğer mumlar umudu, değişimi ve barışı temsil ediyorsa, oyuncunun payına düşen bu uğurda onurlu bir yenilgi midir? Önemli olan kazanmak değil mücadele etmektir mesajı mı çıkarmalıyız: Hep denedin, hep yenildin, olsun, yine dene, yine yenil, daha iyi yenil!</span><a name="_ftnref3" href="http://kafaayari.wordpress.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn3"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size:12pt;font-family:'Times New Roman';">[3]</span></span></span></span></a><span style="font-family:Times New Roman;"> Mücadelenin sürekliliği ve azminin gerekliliği mi vurgulanıyor?<span>  </span>Fakat öte yandan toplumsal hareketlerin tarihi bize bir kitlenin örgütlü gücünün tek tek bireylerin güçlerinin toplamından fazlasını getirdiğini göstermektedir. Öyleyse Frasca’nın göstergesi gerçeği temsil etmiyor diyebiliriz. Gösterge çizgisel değil, mesela exponansiyel bir şekilde artmalıydı diye düşünebiliriz. Öte yandan tek kişilik bir oyunla karşı karşıyayız. Yani oyuna internet aracılığıyla bağlanıp bizimle birlikte mumlara tıklayacak bir oyuncu daha yok. O zaman oyun sadece bizim çabamızı temsil ediyor olabilir ve bu haliyle gerçekçi olduğu söylenebilir. Tek başımıza bunun üstesinden gelemeyiz. Tek başımıza mumların hepsinin gür bir şekilde yanmasını sağlayamayız. Başka oyunculara da ihtiyacımız var. Tek kişilik(single player) bir oyun içerisinde bu durum şu 2 şekilde temsil edilebilirdi: Ya basitçe gösterge çizgisel değil exponansiyel artacak. Ya da her bir muma tıkladığımızda o mumu taşıyan kişiye ait ama bilgisayarın onun adına yönlendireceği(yapay zeka ile) bir fare işaretçisi daha belirip bize yardımcı olabilirdi. Bu durumda 1 tıklama 2 işaretçiyle sonlanacak. 2 işaretçinin tıklaması 4 ve devam ederek exponansiyel bir fonksiyon elde edilebilir. Fakat bu durum Hollywoodvari bir mutlu son tablosu yaratıyor, katharsis olarak nitelendirebilir miyiz, boşalım ve rahatlama… Hem de tek başınıza oturduğunuz yerden. Fakat Frasca bunu tercih etmemiş. Bunun yerine bizi oyunun kurgusunu sorgulamaya sürüklüyor. Oyunun verili kurallarına uyarak kazanmamız mümkün değil. Evet bu bir oyun, kitap gibi pasif bir okuma faaliyeti içinde değiliz, sadece yorumlamıyoruz manipüle ediyoruz da. Bu oyuncu olarak bizim konumumuzun tabiatıyla daha üstün bir noktada olduğu fikrini verebilir. Eylem halindeyiz fakat eylemci olduğumuz söylenebilir mi? Oyuncu ve izleyici-okuyucu arasındaki farkların akademik tartışmasını fazla derinleştirmeden, basitçe burada oyuncunun okuyucuyla farkının çok belirginleşemediğini görüyoruz. Farkı yaratan eylem halinde olan oyuncu değil eylemci oyuncu olacaktır. Öyleyse oyunun kurallarını kabul etmeyen, oyuna başka oyuncuları davet eden, katan, tek tek her bilgisayardaki oyunları ortaklaştıran, oyunun kuralını bozan oyuncu kazanabilir. Oyuna dair eleştirel ve eylemci bir yaklaşım geliştirmeden Madrid’i anlamak mümkün gözükmüyor. Bir şekilde Brechtyen bir etki yaratmayı başardığını düşünebiliriz.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Times New Roman;">Frasca’nın oyun üzerine yazılarında Augusto Boal’ın Ezilenlerin Tiyatrosu’nun</span><a name="_ftnref4" href="http://kafaayari.wordpress.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftn4"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size:12pt;font-family:'Times New Roman';">[4]</span></span></span></span></a><span style="font-family:Times New Roman;"> önemli bir yeri var. Bu oyun da onun teatral oyun kurgularını hatırlatıyor.<span>  </span>Oyuncular oyunu izler ve oyundaki olaylara müdahale ederler. Yeniden kurgular, yeniden oynar, oynatırlar. Sonuçta sosyal veya kişisel bir problem, ezilenin neden ezildiğine dair tekrar eden çözümleme ve sahneleme süreçleriyle irdelenir. Bir kazananın, bir sonucun olmasından çok tartışmanın sürmesi ve verimli olması esastır. Bu ezilenlerin pedagojisinin tiyatroya yansımasıdır. İnsanın kendini, kendi yaşamındaki sorunları etrafında, kendi gibi başka katılımcıların yardımıyla eğittiği bir pedagoji. Bunun tiyatrodaki karşılığı katılımcı bir sanat anlayışıdır. İzleyicinin sanatçıya, oyunu sahneleyene dönüştüğü pasif değil aktif bir anlayış. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Times New Roman;">Bilgisayar oyunları bunun araçlarını sunsa da, bu anlayışı kendiliğinden kazandırmaz. Bu yanlışa düşen pek çok yazar, düşünür var. Bazıları içinse oyun sadece nötr bir araçtır, içinde türlü şeyler yapılabilecek bir sanal gerçeklik veya simülasyon. Frasca’nın oyun anlayışında bunun çok doğru olmadığını görüyoruz. Madrid anlamca nötr bir araç değildir; bir şeyler sunuyor, ifade ediyor, eleştiriyor. Bu haliyle ona gerçek veya simülasyon deyip işin içinden çıkamayız. Başka herhangi bir ana akım oyundan farklı olarak basitçe rol almanın kendisinin de pasif bir durum olduğunu göstererek ilk anlayışı da boşa çıkarıyor. Eylemciye(activist) dönüşmeyen eyleyen(actor) de okuyucu gibi pasif konumdadır. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Times New Roman;">Bu durum oyuncu-okuyucu ikiliğini geçersiz kılarken, yazar-okuyucu ikiliğine de farklı bir yaklaşım sunuyor. Yazar veya yönetmen(author) için getirilen bazı eleştiriler okuyucuya(izleyiciye veya oyuncuya) övgüler düzerken, oyun araştırmaları alanında bu yaklaşımlar okuyucuyu anlam üretiminin merkezine koymanın ötesinde, oyuncuyu tasarımcının(designer) koltuğuna oturttular. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Times New Roman;">Bu yaklaşım temelde doğru olmakla birlikte eksiktir. Çünkü oyuncu ve tasarımcının konumundan gayrı bir yer daha vardır ki onu basitçe yapıtın kendi içsel işleyişiyle ele alamayız. Bu konum katıksız sanatsal üretimin, anlam üretiminin teorik düzleminden ziyade oyunun katılımcısının(ister oyunun üreticisi ister de oyuncusu olsun) somut gerçekliğiyle kurduğu eleştirel ilişkidir. Oyun formunu tartışırken sanat içinde gerçeklik, toplum, tarih, teori ve pratik üzerine yapılan tartışmaları esgeçmek, sonuçta bizi mükemmel görünen bir ilüzyona sürükler: artık herkesin oyundaki anlamın üreticisi olduğu ilüzyonu. Halbuki özellikle fotoğraf ve sinemadan sonra gerçeklik-sanat ilişkisi üzerine gelişen literatür bize göstermektedir ki salt estetik form veya sanat yapıtının olanakları, toplumsal gerçekliğin eleştirisini merkeze almadan, ne izleyici ne de tasarımcıyı(yazar veya yönetmeni) özgürleştirici bir rol oynayamaz. Yapıtın tüketicisinden üreticisine dönüşen oyuncunun konum değişimi, onun verili toplumsal gerçekliği yeniden üretmesiyle de son bulabilir. İşte bu yüzden özellikle oyun araştırmalarındaki oyuncunun bu rütbe artışı sözde bir yükselmedir.<span>  </span>Gerçek özgürleşme ise yapıtı ve yaşamı eyleme dönüştürmektir.</span></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"> </span><strong><span style="font-family:Times New Roman;">Kaynakça:</span></strong><strong><span style="font-family:Times New Roman;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Times New Roman;">Madrid, 2004, Gonzalo Frasca, <a href="http://www.newsgaming.com/games/madrid/">http://www.newsgaming.com/games/madrid/</a></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span><span style="font-family:Times New Roman;">September 12th, 2003, Gonzalo Frasca, <a href="http://www.newsgaming.com/games/index12.htm">http://www.newsgaming.com/games/index12.htm</a></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Times New Roman;"><span>Frasca, Gonzalo(2001), Videogames of the Oppressed, </span><a href="http://www.ludology.org/articles/thesis/">http://www.ludology.org/articles/thesis/</a></span></p>
<div><span style="font-family:Times New Roman;"></p>
<hr size="1" /></span></div>
<div>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin:0;"><a name="_ftn1" href="http://kafaayari.wordpress.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref1"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size:10pt;font-family:'Times New Roman';">[1]</span></span></span></span></a><span style="font-size:x-small;font-family:Times New Roman;"> Newsgames, güncel olayları konu alan, politik, haber niteliğinde, çabuk üretilip dağıtılabilen oyunlar olarak tanımlanmaktadır. Gonzalo Frasca’nın bu tür içindeki diğer oyunu 12 Eylül ismini taşımaktadır.</span></p>
</div>
<div>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin:0;"><a name="_ftn2" href="http://kafaayari.wordpress.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref2"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size:10pt;font-family:'Times New Roman';">[2]</span></span></span></span></a><span style="font-size:x-small;font-family:Times New Roman;"> Frasca’nın 12 Eylül’ünde de benzer bir öğeye rastlıyoruz. 11 Eylül’den sonra Bush’un teröre karşı başlattığını savunduğu savaşı eleştiren oyunda kazanmak mümkün değil. Orta doğuda bir şehri bombalayacak bir uçak pilotusunuz oyunda, fakat siz teröristlere bomba attıkça çevredeki siviller teröriste dönüşüyor. Sonuçta kazanmak için ya herkesi öldüreceksiniz, ya eyleminiz bütün şehri terörist yapmakla son bulacak. Ya da öylece bırakacaksınız şehri. </span></p>
</div>
<div>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin:0;"><a name="_ftn3" href="http://kafaayari.wordpress.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref3"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size:10pt;font-family:'Times New Roman';">[3]</span></span></span></span></a><span style="font-size:x-small;font-family:Times New Roman;"> Samuel Beckett</span></p>
</div>
<div>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin:0;"><a name="_ftn4" href="http://kafaayari.wordpress.com/wp-includes/js/tinymce/blank.htm#_ftnref4"><span class="MsoFootnoteReference"><span><span class="MsoFootnoteReference"><span style="font-size:10pt;font-family:'Times New Roman';">[4]</span></span></span></span></a><span style="font-size:x-small;font-family:Times New Roman;"> Augusto Boal’ın Ezilenlerin Tiyatrosu büyük ölçüde Paulo Freire’nin Ezilenlerin Pedagojisi ve Brecht’in epik toyatrosunun etkisi altında şekillenmiştir.</span></p>
</div>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/kafaayari.wordpress.com/14/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/kafaayari.wordpress.com/14/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kafaayari.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kafaayari.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kafaayari.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kafaayari.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kafaayari.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kafaayari.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kafaayari.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kafaayari.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kafaayari.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kafaayari.wordpress.com/14/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kafaayari.wordpress.com&blog=841126&post=14&subd=kafaayari&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kafaayari.wordpress.com/2008/01/16/farkli-bir-oyun-dertli-bir-oyun-madrid/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/kafaayari-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">kafaayari</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://kafaayari.files.wordpress.com/2008/01/madrid_game.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Madrid</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://kafaayari.files.wordpress.com/2008/01/september-12.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">September 12th</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Gücetapan Online – Karakter ( II. Bölüm )</title>
		<link>http://kafaayari.wordpress.com/2007/06/06/gucetapan-online-%e2%80%93-karakter-ii-bolum/</link>
		<comments>http://kafaayari.wordpress.com/2007/06/06/gucetapan-online-%e2%80%93-karakter-ii-bolum/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Jun 2007 12:12:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dschrgd</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>

		<category><![CDATA[knight online]]></category>

		<category><![CDATA[MMO]]></category>

		<category><![CDATA[MMOG]]></category>

		<category><![CDATA[MMORPG]]></category>

		<category><![CDATA[world of warcraft]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kafaayari.wordpress.com/2007/06/06/gucetapan-online-%e2%80%93-karakter-ii-bolum/</guid>
		<description><![CDATA[Bir çevrimiçi oyuncunun günlük yaşamında ustalıkla kodlayabildiği kişiliğini çevrimiçi oyunlardaki sanal karakterinde rahatça inceleyebiliriz. Çünkü oyunların yapılması gereken görevleri, kendine has ihtiyaçları var. Savaş, deneyim, giyim kuşam ve vatandaşlık puanı gibi faktörler çoğunlukla takım çalışması gerektiren durumları ortaya çıkarıyor.  
Gerek sanal ortamın normaldekinden kısıtlı imkanları, gerek kendi farkındalık derecemizle etiğin ulaşamadığı ücra köşeler bu atmosferde belirginleşiyor.
 
Savaş: WAR [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">Bir çevrimiçi oyuncunun günlük yaşamında ustalıkla kodlayabildiği kişiliğini çevrimiçi oyunlardaki sanal karakterinde rahatça inceleyebiliriz. Çünkü oyunların yapılması gereken görevleri, kendine has ihtiyaçları var. Savaş, deneyim, giyim kuşam ve vatandaşlık puanı gibi faktörler çoğunlukla takım çalışması gerektiren durumları ortaya çıkarıyor. </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">Gerek sanal ortamın normaldekinden kısıtlı imkanları, gerek kendi farkındalık derecemizle etiğin ulaşamadığı ücra köşeler bu atmosferde belirginleşiyor.</span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">Savaş: </span></strong></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><em><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">WAR GATE OPENED. USE TELEPORT FOR LUNAR VALLEY </span></em></span></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><em></em></span></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><em></em><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">Savaş, oyunlarda kendi gücünü deneyimlemek için vazgeçilmezlerden biri. Aslında ne için orada olduğunuzun düz yanıtı bu. Bu tip senaryolarda genelleme yapılırsa savaşlar Orc ve human ırkları arasında yapılıyor. </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">Her iki ırkın kendi kalelerini korumak için yapacağı savaşlar alabildiğine büyük bir arazi üzerinde çatışma sağlıyor. Her iki kalenin kendi gate keeper&#8217;ları var, her iki kalenin de oyunculara göre daha düşük lwl&#8217;daki gardiyanları var.</span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">Sıkıntılı bir gün geçirdiğinizde, baş edemediğiniz durumlar karşısında (aslında korkularınız yüzünden) yıpranmış hissedip dinlenme ihtiyacı içerisinde eve gelirsiniz. Oyunda ise savaşlarda yenilen ırkın homeland&#8217;ine de saldırıldığından normalde çok daha yavaş işleyen güvenlik korkusu burada açıkça sizi sunucunun diğer kısımlarına kaçma eğilimiyle karşı karşıya bırakabilir.</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"></span></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">Knightonline krallarına hava durumunu değiştirme, para dağıtma, kişileri onurlandırma gibi verilen </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">bir yetki de &#8220;Exp event&#8221;. Genel olarak savaşlar kazanıldığında elde edilenler için sunucu halkının hediyesidir. Experience event, çevrede deneyim kazanmak için kestiğiniz yaratıklardan elde ettiğiniz exp&#8217;e %30 eklenmesini sağlıyor.</span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">Knightonline oyununda ırk değiştirerek karşı tarafa katılmanın bedeli 20$. </span></span></span></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">Örneğin Xigenon sunucusundaki bir human char, aynı lwl&#8217;daki orc char&#8217; ından 20$ daha pahalı olma olasılığına sahip. Çünkü Knightonline oyununda artık Orc&#8217;lar ve insanlar arasında süregelen amansız savaşlar yok. Bir savaş 5 dakikadan az sürüyor, bu süre Orc ırkının Human kalesini güç farkıyla ele geçirme süresidir.</span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></span></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">Tüm Orc karakterleri savaş kazanıldığında exp event hakkına sahip oluyor. Savaşların kazanılmasının ilk nedeni olan sayı çokluğuna hafta içi bir kaç gün yarımşar saatlik exp event&#8217; i de eklersek karşı tarafı bekleyen daha çok zorluk olacağı aşikâr.</span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></span></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">O halde kelepir satın alınan bu human karakteri Orc karakterinden satın alınırken değil ama oynarken daha pahalıdır çünkü savaşlarda yenilmeyi göze alamayan human genci, karakter çoğunluğu olan Orc ırkına dâhil olabilmek için bu 20$&#8217;ı verme isteği içinde olacaktır. </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></span></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">Deneyim:</span></strong><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></strong></span></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><strong></strong></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">Güce tapan oyunlarında sunucunun açılış yılına, oyuncuların oynama süresi ve zamanla aldıkları experience&#8217; a göre değişen sıralamada level kapasitesi var. Kazandığınız level, topluluktaki saygınlığınızı belirleyen en önemli faktör. Tabi buna bağlı olarak yüksek level&#8217; dakileri el üstünde tutma, gönlünü hoş etme davranışlarını da deneyimleyerek oyunun zevkine varılabilir.</span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></span></span></span></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span></span></span></span></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span></span></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">Yani sanal karaktere ait level&#8217; ın artması sıkı insan ilişkilerini, ihtiyaç duyulmayı ve saygı görmeyi getiriyor. Saygınlığı sürdürmek için de diğerlerinden daha fazla exp kazanmak için aylık </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">Gold member ücreti de dâhil her şey. </span></span></span></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"></span></span></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"></span></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">Bu çaba fayda sağlamıyorsa başkasının char&#8217; ını fiyatta anlaşarak veya internet kafelerde key logger&#8217; larla şifresi, gizli sorusu çalınmış char&#8217; ları piyasadaki değerinde satın almak.</span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">Gizli sorusu ve şifresi çalınan char vakası tabi ki sözde etik davranışlara sahip ama uygulamaya geçirilmeyen ticaret ahlakıyla en çok Türkiye&#8217;de görülüyor. </span></span></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">Diğer toplumlarda bu tür bir hack şöyle dursun, kendisinin oynamadığı char&#8217;ı satın alan kişiye de sıcak bakılmıyor. Tabi küçük bir tespitle sanıyorum gerek bu tür nedenlerden gerek oyun içi diğer rahatsızlık verici davranışlarımızdan dolayı Türk&#8217;lere karşı pek sempati duyulmuyor.</span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></span></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">Peki, bu amansız alışverişe karşı oluşturulan bir sistem yok mu? </span></span></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">Oyunu pazarlayan firma bunların tedbirini almıyor mu? Evet var, eğer oyuna kredi kartınızla aylık para ödüyorsanız son ödediğiniz tutarları e-mail, faks ile göndererek karaktere ait haklarınızı geri alabilirsiniz. Kredi kartınız yoksa ve yaşı kredi kartı almaya müsait olmayan 18&#8242;in altında birçok kişinin yaptığı gibi kafeye ait bir kredi kartından premium kullanıcı ile oynuyorsanız böyle bir imkânınız yok.</span></span></span></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">İnsan kişiliğinin deneyime yansıması genelde kısaca şöyle oluyor: </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></span></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">Yaş gözetmeksizin oyuna başladığınızda genel olarak klan ve topluluk hareketlerinde söz alma, exp </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">party&#8217;lere katılma hakkınız çok düşük. Ancak açıkça görülüyor ki level 70&#8242;den sonra &#8220;Ağabey&#8221; lakabı alan birçok kişi bu durumun memnuniyeti içinde kendilerine ayrılmış parti ve klanlardaki koltuklarında bu kişilik izdüşümlerini yargılamadan oyuna devam ediyor.</span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></span></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></span></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">Bu şekilde eğer gerçek hayatta milyon dolarlık biriyseniz, demek lwl’ ı yüksek bir char hakkınız.</span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></span></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </p>
<p></span></span></p>
<p> </p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">Giyim kuşam:</span></strong></span></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><strong></strong><em><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">Rebirth +5 Complete Shells, Elixir, Raptor +9, Lycaon amulet, +10 HP eyerings… </span></em><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></span></span></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">Çevrimiçi oyunlarda giydiğiniz gömlek, terlik ayakkabı eldiven şapka ve taktığınız yüzük, küpe, kolye, gibi takılar size savunma ve güç sağlar. Daha iyi olanlar diğerlerinin ezik soluk rengi karşısında ışıldayarak üzerindeki işçiliğin, sertliğinin görüntüsünü sergiler.</span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></span></span></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">Sokakta gördüğümüz iyi giyimli kişilere üstündekileri kaça aldığını sormayız, onlardan para istemenin kendi duruşumuz açısından doğru olmadığını düşünürüz. Üzerimizde nasıl durduğunu merak edip denemek için ceketlerini çıkarmalarını isteyemeyiz. Ancak yine de iyi giyimliye karşı bir sempati görünür şekilde mevcuttur. </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></span></span></span></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"></span></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">Giyimi ve dolaylı yoldan parası ile el üstünde tutulanların görünür zenginliğinden dolayı etrafında sempatisini kazanarak bundan faydalanma çabası içinde olanlar bence aslında pasif gözükse de esas kuralları belirleyerek toplumu statü korumak adına bireysel imkânları içinde sürekli zengin görünmeye bağımlı hale getiriyor ve bu döngüyü ayakta tutuyorlar.</span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span> </span></span></span></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">Çevrimiçi oyunlarda bu davranış zamanla normal hayattaki esnekliği de delerek öyle açık seçik yapılabilir hale geliyor ki, karşınızdakinin tanıdığınız kişi olduğundan şüphe duyabilirsiniz. </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></span></span></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"></span></span></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"></span></span></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">(</span></strong></span></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">National Point) Vatandaşlık puanı:</span></strong></span></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></span></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"></span></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><strong></strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">Diyelim ki kırmızı ışıkta geçtiniz, vatandaşlık puanınızdan düşüldü ve banka kredisini herkesten %2 daha fazla faiz ödeyerek alıyorsunuz… <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></span></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">Çevrimiçinde de Türkiye’de olduğu gibi böyle bir yaptırım yok. Ancak genel olarak düşünüldüğünde bundan daha büyük bir anlamı var ve char’ ın değeri açısından kişiye çeşitli yaptırımları olabilir.</span></span></span></span></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">Kısaca vatandaşlık puanı, “National Point” kazanmak için karşı ırka mensup kişileri kesmeniz gerekiyor. Ne kadar çok kesebilen bir kişiyseniz klanlar için değeriniz aynı lwl mantığında olduğu gibi artıyor. </span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></span></span></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></span></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"></span></span><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">Şimdi genel duruma bir bakalım, experience kazanmak için partilere ihtiyacınız var, eğer partiye girecekseniz level’ a, np kasmak için yine partiye, insan kesmek için ise level’a. Yaman bir döngü içinde gurur, yaranma, nefret, ezme, ezilme gibi kişiliğinizin fark edemediğiniz izdüşümlerini burada bulabilirsiniz. </span></span></span></span></span></span></p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/kafaayari.wordpress.com/12/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/kafaayari.wordpress.com/12/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kafaayari.wordpress.com/12/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kafaayari.wordpress.com/12/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kafaayari.wordpress.com/12/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kafaayari.wordpress.com/12/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kafaayari.wordpress.com/12/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kafaayari.wordpress.com/12/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kafaayari.wordpress.com/12/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kafaayari.wordpress.com/12/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kafaayari.wordpress.com/12/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kafaayari.wordpress.com/12/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kafaayari.wordpress.com&blog=841126&post=12&subd=kafaayari&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kafaayari.wordpress.com/2007/06/06/gucetapan-online-%e2%80%93-karakter-ii-bolum/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/dschrgd-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">dschrgd</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Büyük Bir Kardeşin Yeni Oyuncağı: Gücetapan online</title>
		<link>http://kafaayari.wordpress.com/2007/04/19/buyuk-bir-kardesin-yeni-oyuncagi-gucetapan-online/</link>
		<comments>http://kafaayari.wordpress.com/2007/04/19/buyuk-bir-kardesin-yeni-oyuncagi-gucetapan-online/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Apr 2007 00:01:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dschrgd</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>

		<category><![CDATA[chinese gold farmer]]></category>

		<category><![CDATA[clan]]></category>

		<category><![CDATA[guild]]></category>

		<category><![CDATA[power leveler]]></category>

		<category><![CDATA[world of warcraft]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kafaayari.wordpress.com/2007/04/19/buyuk-bir-kardesin-yeni-oyuncagi-gucetapan-online/</guid>
		<description><![CDATA[Neden oyunları tanımlamak yerine aslında bu sektörün gelişiminde birer etken olan kendimizi tanımlayarak başlamıyoruz?
Oyun paketlerinin vitrinlerdeki ayakkabı gibi değerlendirilmesi ve bize sunduğu çeşitsizlik normal, çünkü oyunlara bakış açımızda gereklilik arz edecek kadar ilerlemeyi uzun süredir gösteremiyoruz. Bu nedeni açıklayabilmek için önce nerede durduğumuza bakmalıyız. İşte kafa ayarına asıl burada ihtiyaç duyuyoruz.
Bir reklam; Adam balkona çıkmış [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>Neden oyunları tanımlamak yerine aslında bu sektörün gelişiminde birer etken olan kendimizi tanımlayarak başlamıyoruz?</p>
<p>Oyun paketlerinin vitrinlerdeki ayakkabı gibi değerlendirilmesi ve bize sunduğu çeşitsizlik normal, çünkü oyunlara bakış açımızda gereklilik arz edecek kadar ilerlemeyi uzun süredir gösteremiyoruz. Bu nedeni açıklayabilmek için önce nerede durduğumuza bakmalıyız. İşte kafa ayarına asıl burada ihtiyaç duyuyoruz.</p>
<p>Bir reklam; Adam balkona çıkmış sigarasını içer. Arka planda beliren hatun ise adamın cazibesine kapılıp peşinden yavaşça gelerek ona sarılır. Ses şöyle der; “Parliament sinema kulübünün sunduğu gece sinemasını izliyorsunuz.”</p>
<p>Burada anlatılmak istenen nedir? Ne zaman kadınlara karşı güvensizlik yaşasak Parliament mi içmeliyiz? Haddi canım… Ama bilincimiz bir paniklerse emin olun konuyla ilgili gördüğü ilk şeyi yapacaktır. Bu örnekte olduğu gibi oyunlarda da teröristlere savaş açan polis kimliğine bürünebilir, ya da dünyayı ele geçirmeye çalışan yaratıkları yok edip gücünüzü ispatlarsınız. Güçlü, güçsüz sayısız düşman ve güçlenmesi engellenemez “sen”.</p>
<p>İnsanlık var oldukça ana rahmine geri dönüş isteğiyle bu dürtünün anlaşılamamış hali olan itilme, diğer kişi olma korkusu arasında yaşayacak tek değişmez kural gözüküyor. Bu kural korkumuzla beslenen, tükenmek bilmez ihtiyaçlarıyla içimizde semiren &#8220;Güç Bağımlılığı&#8221;dır.<br />
&lt;!&#8211;[if !supportLineBreakNewLine]&#8211;&gt;<br />
&lt;!&#8211;[endif]&#8211;&gt;</p>
<p>Doğal olarak tarih ilerledikçe bir şey daha bu güç bağımlılığı ile birlikte insanlığı takip edecek. Bilinçli olarak kaybettirdiği düşünme yeteneğine karşılık önümüze çeşitli güç kaynakları sunarak asıl korkumuzun yansımalarıyla aramıza sözde set çeken (aslında yeni korku cepheleri açan) ve bu bağımlılığımızı kullanarak bizi yöneten “Büyük Kardeşler (<strong>BK</strong>)”.</p>
<p>Bir BK olabilmenin yolu da tıpkı Diablo’yu yenerek kendisi de taşın gücüne kapılıp yeni Diablo haline gelen savaşçı gibi konuyu anlamaktan geçer. Bazılarımız bir BK olabileceğine sevinip bu gücü isteyerek yazının devamını okusun diye böyle yazdım. <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Doğumdan bu güne BK nasıl yaşayacağımızla ilgili değerli bilgiler vermiştir. Biz bu değerler doğrultusunda büyümek için özel mamalar yedik, neden? E çünkü özel mamalar olmasa cılız sevimsiz bir ucube haline gelirdik… Ağız kokusuyla rezil olmamak için günde üç kez diş macunu tükettik. İki kez de yeterliydi ancak tedbirli olmamızı söyledi BK günlük beyin yıkayan reklamlarıyla. Günde üç beş rekat “Colgate ile temizlenmeyen” kişiyi kim beğenirdi ki? Çünkü Colgate sadece dişlerinizi değil, ruhu da temizler.</p>
<p>Elimizden kolayca kayan güveni bulmak, güç kazanmak için kaynaklarımızı harcadık. Yasaklanmış olandan kaçıp güçlünün yanındaki yerimizi garantiledik. Çok daha fazla korktuk. Bu sefer de üzerimize giydiğimiz markaları zırh yaptık. Telekomünikasyonu güç edindik. Kim cep telefonsuz dolaşıyor? Evde unutunca kim endişelenmiyor? Üzülmeyin şimdi SekreterCell var.</p>
<p>Tabi bunların bir getirisi de oldu. Yalan yanlış öğrendiğimiz bilgiyi kalkan ve elimize geçen tüm yetkiyi de kılıç yapıp daha güçsüze göz açtırmamak üzere köşeye sıkıştırmak için kullandık. İçimizden bir ses hep istediğini almak için bizden kalan kırıntıya karşı mücadele verdi. Tabi ki daha fazlası gerekiyordu.</p>
<p>Neyse ki BK yardıma yetişiyordu. Suni korkularımızla yüzleşmemizi her defasında başarıyla engelleyerek hayatımızdan eşit orandaki yönetim hakkını öncekilere ekledi. Kendimize olan inancımızı alarak yerine güç bağımlılığını koydu. Bizi kendine muhtaç kişiler haline getirdi.</p>
<p>Şimdi bir yandan daha güçlü olanın yaşamımızı yönetmesine ağlayan, bir yandan da bulduğu her fırsatta en yakındaki dostlarına bile elindeki kılıcı tehdit edercesine savurarak açlığını dindiren ikiyüzlü yaratıklara dönüştük. BK, yeni silahını tam bu noktada kullanmaya başladı. Yıllarca sürecek sömürüsüne elindeki teknoloji ve bilgiyi kullanarak yeni bir cephe açtı.<br />
<strong>Gücetapan Online</strong></p>
<p>Kral zırhını ters giymiş, adamları bu yüzden savaşı kaybedeceklerine inanmıştı. Bunu fark ederek gemiden aniden saldıracakları sahile atladı. Yere inerken yaptığı bir hamleyle elindeki sancağı kuma saplaması laneti bozdu, şimdi askerler savaşın kazanılacağını düşünüyordu.</p>
<p>Bu cümlede belirtilen olay gerçektir, çok ince ve aslında kafamızda mekanize edilmiş direktifler bir topluluğu kontrol yöntemleridir.</p>
<p>Tarihin en büyük dolandırıcılığı ancak üzerinde özenle çalışıp ortaya çıkarıldığında ayıplanabilecek ancak üstünkörü bakıldığında görülemeyecek kadar üst urupla kurgulanmış, yıllar süren bir emek ve para sömürüsü olabilirdi. Sonunda önem sıralamasına yerleştirip para ve çıkar ilişkileri kurduğumuz dostlarımız arasından önemsiz kişileri gerekirse çakallar gibi birleşip ezebileceğimiz bir mekân yaratıldı. Şimdi gücümüzü kanıtlayabiliriz.</p>
<p>Online oyunlar, iletişim becerisi daha zayıf oldukları için (örneğin ben) kolayca ellerinden alınmış kişilerin bir milyon diğeriyle savaşabileceği, hatta ticaret yapabileceği basit kuralları olan bir platform. Şöyle birkaç maddeyle özetleyelim.</p>
<p><strong>1. Gücetapan’da Oyuna Başlamak</strong><br />
Bir server’da doğan kullanıcı karakteri level 30’ a kadar noob “ezik” adıyla anılır. Diğer birçok oyunda olduğu gibi temel alınan ve oyunun hayattakine benzer deneyim arttırma, daha iyi dövüşme teknikleri geliştirmesi kuralına dayanan experience “deneyim” arttırma yoluyla level atlanıyor.</p>
<p>Yani kural bir, daha iyi dövüşmek için level atlayın, klanlar düşük level’daki kişileri aralarına almak istemezler. Güçlü bir klana dahil olmak oyundaki partilere alınma şansınızı birdenbire arttıracaktır. Parti lideri level 60 üstü bir klana dâhilseniz sizi hemen fark edecek, derhal daha düşük level’lardaki birini partisinden atarak sizi bu muhteşem partiye dâhil etmek isteyecektir.</p>
<p><strong>2. Gücetapan Klan Kavramı</strong><br />
Klan kavramını oyun içinde anlamak için o klan adına iyi ya da kötü durumları açıklamak gerekir. Bu olaya klanın genel amaçlarını göz önünde bulundurarak bakmak gerekir. Yani amaç ile döngüde olduğundan; bu iyi, ya da bu kötü diyebilmek için mesela yönetimin düşüncelerine karşı çıkmadan yaşama durumunu iyi olarak algılanabilir. Bir başka deyişle kişisel yaşam klan içinde hesaplanamaz.</p>
<p>Klan içinde yaşam çok dağınıktır, kimin ne yaptığı belli değil. Sesler, fikirler, durumlar görünüşte başa çıkılamayacak gibi. Çok seslilik.</p>
<p>Ancak madem bir klan içerisindesiniz, tabi zamanla güç ihtiyacınız giderilmek zorunda. Bir amacınız varsa çok seslilik moralinizi bozacaktır. Susturulan çok seslilik klan içi hareketlerinizi genişletir, rahatça hareket etmenizi sağlar. Kişiler artık tek amaca yönelmiştir. Sizin amacınıza…<br />
&lt;!&#8211;[if !supportLineBreakNewLine]&#8211;&gt;<br />
&lt;!&#8211;[endif]&#8211;&gt;</p>
<p>Şimdi toparlayalım…<br />
Bir klanda söz sahibi olabilmek ve hatta yüksek level’da iseniz asist olmak (<em>klandaki anlaşamadığınız ya da güçsüz bulduğunuz karakterleri atabilmek, yeni kişileri klana alabilmek görevi</em>) için yapmanız gereken tek şey tüm klanı bir konuda cesaretlendirerek gündem yaratmaktır. Böylece kararsız fikirleri de beraberinde yönlendirmiş oluruz.</p>
<p>Bir insanı cesaretlendirmek güç iştir. Ona eğitim, bilgi, deneyim ve temel sağlarsınız ya da kısa yoldan daha kötüsünü göstererek rahatlamasına olanak tanırsınız.(BK)</p>
<p>Sonra rahatladığı bu konu için oyun hayatından bir bölümü ele geçirmiş olursunuz. Bunu şöyle açıklayabiliriz: Seni düşünüyorum oyun hayatının bu zorlu evresinde sana yardımcı oldum hayatına yön verdim. Şimdi yine dediklerimi yap ve rahatla, gücüme katıl.</p>
<p>Artık emekleriniz sonuç veriyor, klan içindeki deneyimsiz oyuncuları kasarak (<em>partiye alıp onların yerine siz yaratık öldürdünüz böylece onlar sayenizde güç kazandılar</em>) oyun hayatlarını ele geçirdiniz. Fikir sahibi olmayan kişiyi bu yöntemle elde etmek kolaydır. Karakter sahibi kendi oyun hayatı üzerinde ne derece hak sahibi olduğunu bilmediğinde korkuya kapılır. Bu korkuyu yönlendirmek kolay bir iştir. Bir önceki aşamayla güç bağımlısı haline getirilen kişi, gücü arama işini bir birliğe katılma eylemiyle noktalayacağından bu olanaklıdır.</p>
<p><strong>3. Gücetapan İçi ve Dışı Ticarete Giriş <img src='http://s.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_razz.gif' alt=':P' class='wp-smiley' /> </strong><br />
Oyunlar içerisinde “Merchant” yaratıklardan çıkan malzemeyi satışa koyma, 300 kişilik pazarlarda serbest piyasa içinde pay oluşturma ve piyasayı düşürme olanaklarına sahipsiniz.</p>
<p>Bunun yanı sıra “dupe” elinizdeki malzemeyi hileyle kopyalayarak zavallı kullanıcılara satma hakkınız da var. Tabi kullanıcıların aldıkları bu kopyalanmış giysi, balta, kılıç ve kalkanları bir sonraki oyun güncellemesinde kaybedeceklerini düşünmek yersiz. Nasıl olursa olsun para kazanmalısınız.</p>
<p>Oyun piyasasında enflasyonun yükselip alçalmasının iki sebebi var.</p>
<p>1.Kopyalanan pahalı malzemenin NPC “non playing user” lere satılması ile elde edilen haksız kazancın piyasadan gerçek malzeme satın alarak oyuna sokulması.</p>
<p>2. Koxp vb. uygulamalar “bir çeşit oyun hilesi” ile birim zamanda çok daha fazla yaratık keserek içerisinden seyrek çıkan malzemeye çok kısa bir sürede sahip olmak. Bu ikincisini kontrol altına almak adına bir takım girişimler mevcut. Örneğin bir ay kadar yaratıklardan çıkan item kalitesi düşürülerek piyasaya kaliteli malzeme girişini engellemek. Böylece etrafta çok bulunan bu malzemenin çeşitli şekillerde yok olması beklenerek yeniden hedeflenen seviyeye dönüş yapılıyor.</p>
<p>&#8220;Eklemeden edemeyeceğim şu olay çok fazla kişinin başına gelmiş, nasıl oluyorsa artık;<br />
- OO ne kadar güzel bir kılıç bi kez kullanabilir miyim? Ehehe, ilginç ama işe yaramış&#8230;&#8221;</p>
<p><strong>3a. Duper’lar</strong><br />
Bir malın dupe metoduyla kopyalandığını hiç bir zaman anlayamazsınız. Ancak duper’ ın çok paraya ihtiyacı varsa aynı malzemeyi yan yana satışa koyması durumunda biraz çakılabilir. Duper’ lar genelde voliyi küçük scroll kağıtları kopyalayarak vuruyorlar. 5000 kağıt tanesi 1 milyon coins’den 50GB (1GB =1m. Coins) yani 5 milyar coins para yapıyor ve bu da oyun içerisinde bir çok güzelliği satın almanızı sağlıyor. Böylece bir dahaki patch e kadar satış yapmak yerine NPC’ lere bu kağıtları satarak birden milyarder olabilirsiniz.</p>
<p>Bende dahil Türk oyuncuların çoğu duper’lara YTL ile para vererek oyun içindeki bu paraya sahip olduk. Şimdi oyun daha bir içi boş gibi, sahip olamayacağımız şey yok gibi duruyor maalesef… Bu size bir şey hatırlatıyor mu?</p>
<p><strong>3b. Koxperlar</strong><br />
Koxp uygulama kullanarak bir karakteri iki haftada level 70 yapanları tanıyalım. Genelde rogue olurlar, diğer karakterlere de uygulanıyormuş ancak ben görmedim. Yerde oturup etrafa durmadan ok fırlatan karakterlere koxper diyoruz. Sonra bu karakterler biri tarafından görülüp GM’lere bildirilmemiş ve ban yememiş ise koxper sahibi tarafından 500 YTL gibi fiyatlar üzerinden satılarak kazanç sağlanır.</p>
<p>Kazanç bununla bitmez bu çok şahane bir dolandırıcılık sektörüdür, diyelim ki sattığı kişi Ankara’da kendisi ise İstanbul’da, sıkı bir ağızla bu kişinin dostluğu sağlanıp para aldıktan ve karakteri verdikten sonra ana ofise mail gönderilip karakteri geri alanlar, sonra bunu yeniden satanlar da var.</p>
<p>Şimdi en azından oyunlara göre nerede durduğumuzu görebiliriz&#8230;</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/kafaayari.wordpress.com/11/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/kafaayari.wordpress.com/11/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kafaayari.wordpress.com/11/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kafaayari.wordpress.com/11/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kafaayari.wordpress.com/11/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kafaayari.wordpress.com/11/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kafaayari.wordpress.com/11/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kafaayari.wordpress.com/11/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kafaayari.wordpress.com/11/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kafaayari.wordpress.com/11/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kafaayari.wordpress.com/11/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kafaayari.wordpress.com/11/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kafaayari.wordpress.com&blog=841126&post=11&subd=kafaayari&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kafaayari.wordpress.com/2007/04/19/buyuk-bir-kardesin-yeni-oyuncagi-gucetapan-online/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/dschrgd-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">dschrgd</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Bilgisayar Oyunlarında Senaryo</title>
		<link>http://kafaayari.wordpress.com/2007/03/16/bilgisayar-oyunlarinda-senaryo/</link>
		<comments>http://kafaayari.wordpress.com/2007/03/16/bilgisayar-oyunlarinda-senaryo/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Mar 2007 15:57:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kafaayari</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>

		<category><![CDATA[fiction]]></category>

		<category><![CDATA[game]]></category>

		<category><![CDATA[kurgu]]></category>

		<category><![CDATA[oyun]]></category>

		<category><![CDATA[scenario]]></category>

		<category><![CDATA[senaryo]]></category>

		<category><![CDATA[simülasyon]]></category>

		<category><![CDATA[simulation]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kafaayari.wordpress.com/2007/03/16/bilgisayar-oyunlarinda-senaryo/</guid>
		<description><![CDATA[Bilgisayar oyunu ile yazılı bir metnin ilişkisine çoğunlukla özel bir önem atfedilmiyor. Kart oyunları, spor oyunları, reflekslere dayanan basit nişancılık oyunları, masa üstü oyunları ve türlü zeka oyunları senaryo olmaksızın oyun niteliklerinden bir şey kaybetmeyeceklerdir elbette. Fakat tür mantığı içinde yaklaşarak ve senaryoyu-kurguyu tekil örneklere hapsederek bilgisayar oyunu senaryo ilişkisini zayıf bir bağ olarak görmek büyük bir hata olacaktır.
Nasıl western filmleri silahlardan, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>Bilgisayar oyunu ile yazılı bir metnin ilişkisine çoğunlukla özel bir önem atfedilmiyor. Kart oyunları, spor oyunları, reflekslere dayanan basit nişancılık oyunları, masa üstü oyunları ve türlü zeka oyunları senaryo olmaksızın oyun niteliklerinden bir şey kaybetmeyeceklerdir elbette. Fakat tür mantığı içinde yaklaşarak ve senaryoyu-kurguyu tekil örneklere hapsederek bilgisayar oyunu senaryo ilişkisini zayıf bir bağ olarak görmek büyük bir hata olacaktır.</p>
<p>Nasıl western filmleri silahlardan, kovboylardan, atlardan ve vahşi batı kasabalarının bir toplamının ötesindeyse; oyun da çeşitli oyun bileşenlerinin basit toplamından ibaret değildir. Orijinal Tetris oyununa bile baktığınızda soğuk savaşın, uzay yarışının izlerini görebilirsiniz. Öyleyse ortada bir konu, bir doku hatta bir ideoloji olduğu rahatlıkla söylenebilir. Tetris oyununda bölümler ilerledikçe arka plan değişir ve son seviyenin arka planı uzay boşluğu ve Sovyet kozmonotudur.</p>
<p>Basit örnekleri bir yana bırakırsak günümüzdeki karşılığıyla piyasa için üretilmiş geniş bir prodüksiyon gerektiren bilgisayar oyunu giriş ve sonuç videoları, oyun arası görüntüleri, ustaca kurgulanmış oyun içi demoları(belki bu terimlere daha iyi Türkçe karşılıklar bulmalı) ve oyun karakterinin oyun boyunca gerçekleştirdiği eylemleriyle sinema ve animasyonu belki de aşan bir noktada durmaktadır. Bu oyunların içinden senaryoyu söküp alamayız.</p>
<p>Yalnız senaryo konusunda iddiadımızın temelinin bu olduğu sanılmasın. Bazı sinematik oyunlar geçmişte gerçekten de çok başarısız oldular ve bu başarısızlıkları savlarımızı çürütecek deliller olarak öne sunulabilirler. Gerçi burada bir düzine başarılı örnek de sayılabilir, fakat erken dönem bazı oyunların doğrudan sinemadan uyarlanmış hatta kopyalanıp yapıştırılmış olması senaryo - oyun formu ilişkisi açısından bizce de sorunludur.</p>
<p>Oyunun en güçlü örnekleri ve bugün çokça oynanan oyunların bir bölümü, bazı basit metinlerin etkileşimli ortamda video kolajının ötesine geçerek, duygu, atmosfer ve düşünce yaratmanın sinema, tiyatro veya fotoğraf kıyılarından daha uzakta bir kıyısını keşfetmiş olabilirler. Bunun örnekleri üzerinde duracağız ve buradan oyuna özgü olanı çıkarıp alacağız.</p>
<p>Şimdilik bazı oyunların isimlerini vermekle yetineceğiz. Fallout çizgisel olmayan oyun senaryosu açısından iyi bir örnek. Planescape Torment&#8217;in senaryosunda kilit noktada duran ölümsüzlüğün hem oyunun kurgusu hem de oyun formundaki karşılığı üzerine konuşmak gerekiyor. Karşı cephede Conter Strike ve Quake 3 Arena ve diğer senaryosuz oyunlar Wolfenstein 3 ET gibi oyun içi görev ve rollere sahip ardıllarıyla karşılaştırılarak ele alınabilir.  World of Warcraft, Knights Online ve Dungeon&#8217;s and Dragons Online ise hemen bir yere oturtamayacağımız bir noktada duruyorlar.</p>
<p>Adventure(Macera), Action Adventure(Aksiyon Macera), RPG(Rol Yapma Oyunları) türleri ve FPS türünün ciddiye alınabilecek bazı örnekleri senaryo tartışması açısından önem taşıyor.</p>
<p> Son olarak Star Wars Knights of the Old Republic(KOTOR) oyununun bu tartışma açısından bitirici örneklerden biri olduğunu düşünüyorum. İyi bir senaryoya  örnek olarak sunduğumuz anlaşılmasın. Star Wars serisinin binbir filmi, kitabı ve oyununun içinde KOTOR bir zerredir aslında. Sinemanın iyi örnekleriyle karşılaştırıldığında oyunlar şu anda kundaktaki bebekler zaten, senaryoları neden farklı olsun ki? Sadece şunu itiraf edelim KOTOR gibi bir oyundan senaryoyu çekip almamız mümkün değildir.</p>
<p>Dramatik yapı bilgisayar oyununa kolaylıkla uyarlanabilir. Esas tartışılması gereken bunun ötesine nasıl geçebileceğimiz.</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/kafaayari.wordpress.com/10/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/kafaayari.wordpress.com/10/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kafaayari.wordpress.com/10/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kafaayari.wordpress.com/10/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kafaayari.wordpress.com/10/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kafaayari.wordpress.com/10/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kafaayari.wordpress.com/10/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kafaayari.wordpress.com/10/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kafaayari.wordpress.com/10/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kafaayari.wordpress.com/10/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kafaayari.wordpress.com/10/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kafaayari.wordpress.com/10/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kafaayari.wordpress.com&blog=841126&post=10&subd=kafaayari&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kafaayari.wordpress.com/2007/03/16/bilgisayar-oyunlarinda-senaryo/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/kafaayari-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">kafaayari</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Simulasyon, sanallık ve kurgu</title>
		<link>http://kafaayari.wordpress.com/2007/03/06/simulasyon-sanallik-ve-kurgu/</link>
		<comments>http://kafaayari.wordpress.com/2007/03/06/simulasyon-sanallik-ve-kurgu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Mar 2007 11:01:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kafaayari</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>

		<category><![CDATA[kurgu]]></category>

		<category><![CDATA[oyun]]></category>

		<category><![CDATA[sanal]]></category>

		<category><![CDATA[simülasyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kafaayari.wordpress.com/2007/03/06/simulasyon-sanallik-ve-kurgu/</guid>
		<description><![CDATA[Simulasyon ve sanal(virtual) arasında bir ilişki olduğu gerçek ama bu ilişkinin ne yönde, nasıl olduğu konusu tartışmalı. Varolan bütün bilgisayar oyunlarını simulasyon olarak görmek oyun tarihini yetersizden mükemmele ilerleyen bir çizgiye indirgemek anlamına gelmiyor mu? Örneğin Monkey Island serisinin ilk oyunları iki boyutlu etkileşimli bir çizgi film olarak görülemez ama bunları simulasyon olarak nitelendirmek de doğru olmayacaktır. Ortada bir kurgulanmış [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>Simulasyon ve sanal(virtual) arasında bir ilişki olduğu gerçek ama bu ilişkinin ne yönde, nasıl olduğu konusu tartışmalı. Varolan bütün bilgisayar oyunlarını simulasyon olarak görmek oyun tarihini yetersizden mükemmele ilerleyen bir çizgiye indirgemek anlamına gelmiyor mu? Örneğin Monkey Island serisinin ilk oyunları iki boyutlu etkileşimli bir çizgi film olarak görülemez ama bunları simulasyon olarak nitelendirmek de doğru olmayacaktır. Ortada bir kurgulanmış bir senaryo vardır. Bu senaryoya uygun olarak sanal ortamda görsel ve işitsel malzeme birleştirilmiştir. Bu senaryoda bazı noktalar belli seçenekler ve koşullarla birbirlerine bağlanmış ve bu da program olarak kodlanmıştır. Karakterler, senaryo ve olaylar üzerine saatlerce konuşulabilir. Oyunu oynamak için durup bir düşünmek, olayları değerlendirmek, karakterin muzipliğini biraz da yaşamak gerekir. Bu haliyle Monkey Island serisinin yapısıyla bir FPS(First Person Shooter) oyununun yapısı çok farklıdır. <br />
Counter Strike&#8217;ı ele alalım. Bu tip bir oyun motoruyla gündeme gelir. Grafiklerin gerçeğe ne kadar yakın göründüğü üzerinde durulur. Ortada gelişkin bir senaryo olması beklenmez.  Oynanış şekliyle çelik refleksleri olanları mükafatlandırır.<br />
İki oyun da sanal ortamda oynanmasına rağmen Counter Strike gerçekçiliğiyle Monkey Island ise belki de tam tersine kurgusuyla değerlendirilir. Counter Strite gibi oyunlar bir savaş belgeseline yaklaşabildiği oranda heyecan yaratır. Monkey Island gibi oyunlarsa bir komedi filmine.<br />
Buradan hareketle şunu söyleyebiliriz: Monkey Island sanal ortamda kurgulanmış bir oyundur, Counter Strike ise oyun olarak piyasaya sürülmüş bir simulasyondur. Uçak simulatörüne binip onunla oyun oynayabilirsiniz, fakat bu onun bir oyun olduğu anlamına gelmeyecektir.</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/kafaayari.wordpress.com/8/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/kafaayari.wordpress.com/8/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kafaayari.wordpress.com/8/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kafaayari.wordpress.com/8/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kafaayari.wordpress.com/8/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kafaayari.wordpress.com/8/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kafaayari.wordpress.com/8/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kafaayari.wordpress.com/8/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kafaayari.wordpress.com/8/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kafaayari.wordpress.com/8/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kafaayari.wordpress.com/8/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kafaayari.wordpress.com/8/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kafaayari.wordpress.com&blog=841126&post=8&subd=kafaayari&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kafaayari.wordpress.com/2007/03/06/simulasyon-sanallik-ve-kurgu/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/kafaayari-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">kafaayari</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Neden Kafa Ayarı gerekiyor?</title>
		<link>http://kafaayari.wordpress.com/2007/03/04/neden-kafa-ayari-gerekiyor/</link>
		<comments>http://kafaayari.wordpress.com/2007/03/04/neden-kafa-ayari-gerekiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Mar 2007 23:15:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kafaayari</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>

		<category><![CDATA[oyun araştırmaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kafaayari.wordpress.com/2007/03/04/neden-kafa-ayari-gerekiyor/</guid>
		<description><![CDATA[Oyun yazılarının hepsi birbirine benziyor. Oyun tanıtımları veya incelemeleri çoğu popüler oyun dergisinde basit ticari ürün tanıtımları gibi yer alıyor. Oyunlar puanlanıyor, oyunlar birbiriyle kıyaslanıyor, oyuna basit bir teknik cihaz gibi bakılıyor. Araba gibi teknik özellikleri üzerine konuşuluyor, oyunların tarihsel gelişimi oyun teknolojisinin ilerlemesine indirgeniyor. Oyunun öyküsü çoğunlukla ikinci planda düşünülüyor, öyküden anlama, anlamdan tarihe, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>Oyun yazılarının hepsi birbirine benziyor. Oyun tanıtımları veya incelemeleri çoğu popüler oyun dergisinde basit ticari ürün tanıtımları gibi yer alıyor. Oyunlar puanlanıyor, oyunlar birbiriyle kıyaslanıyor, oyuna basit bir teknik cihaz gibi bakılıyor. Araba gibi teknik özellikleri üzerine konuşuluyor, oyunların tarihsel gelişimi oyun teknolojisinin ilerlemesine indirgeniyor. Oyunun öyküsü çoğunlukla ikinci planda düşünülüyor, öyküden anlama, anlamdan tarihe, ideolojiye veya sanata geçilemiyor. Oyuncu ile oyun arasındaki ilişkiye eleştirel bir dille yaklaşılmıyor. Bu ilişki çoğunlukla bir yazılım motoruyla onu öğrenen kullanıcı arasındaki ilişki olarak görülüyor. Oyunun müsabaka anlamının, mücadele anlamının, bulmaca ve eğlence anlamının yanına kültürel ve sanatsal yansımaları eklenmiyor.</p>
<p>Bu yüzden oyun araştırmalarına ihtiyaç var. Oyun bilimine, oyun sanatına ve oyun teorisine ihtiyaç var. Oyuna eleştirel bir yaklaşım için hepimizin <strong>&#8220;kafa ayarı&#8221;</strong> yapması gerekiyor!</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/kafaayari.wordpress.com/3/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/kafaayari.wordpress.com/3/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kafaayari.wordpress.com/3/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kafaayari.wordpress.com/3/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kafaayari.wordpress.com/3/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kafaayari.wordpress.com/3/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kafaayari.wordpress.com/3/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kafaayari.wordpress.com/3/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kafaayari.wordpress.com/3/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kafaayari.wordpress.com/3/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kafaayari.wordpress.com/3/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kafaayari.wordpress.com/3/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kafaayari.wordpress.com&blog=841126&post=3&subd=kafaayari&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kafaayari.wordpress.com/2007/03/04/neden-kafa-ayari-gerekiyor/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/kafaayari-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">kafaayari</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>